-
All responses Most smiled responses
-
Gökyüzü düşer hafiften. Sarıdan kızıla dönen batışta, bulutsuzluğun verdiği açıklıkla "akşam" yalansızca hissettirir kendini. Duyumsanan derinlik ölümden öte, eksilmenin eseriyse; beklemek, umuttur Güneş'in hasretine. Nem, kokar.
Ancak hava bulutlu; gün, bekleyense; gök, açılmayasıya kirlenmişse, duyduğun koku, kokan koca bir Dünyadır. Marsa bir bilet?
http://www.youtube.com/watch?v=4N3N1MlvVc4 -
Yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan ?
Ah ah, nerede o eski Pan'lar? -
Tanrı olsam, insanların bana itaat edip etmeyeceklerini de bilirim. Çünkü tanrı, şüphesiz ki her şeyi bilendir.
Bu yüzden daha yaratmadan insanların cennete mi, cehenneme mi gideceğini bilirim. Ve insanların yaşamını sadist bir zevkle izlerim. Çünkü bu yaşam, sonucunun başlamadan belli olduğu bir imtihandır onlara.
Yardım edersem, yüceliğimdendir. İçten dualarına, kudretimle karşılık vermişimdir.
Etmemişsem, kaderleridir. Bu da onların sınavıdır. Dişlerini sıkıp, düşünmeden ötesini, tapmalıdırlar bana.
Bir de, "Eğer tanrılar gerçekten var olsaydı,tanrı olmamaya nasıl katlanırdım?" diyen kullarıma kıl olurdum sanırım. -
Bir gün yok olacağını kabullenemiyor insanlar. Bu da en büyük korkuları haline geliyor. İnsanın ölümlü olduğu aşikar. Bunu aşmak içinse "öteki Dünya" fikri serpiştiriliyor insanların içine. "Dine uy ki sonraki yaşamın iyi olsun. Yoksa sonsuza kadar yanacaksın." deniyor.
Aslında şöyle diyebiliriz : Ölüm korkusu.
Dine güvenerek ben ölümden korkmuyorum diyen insanlar, asıl korkanlar olabilir. Bu Dünya'da öleyim, nasıl olsa diğerinde sonsuza kadar yaşayacağım mantığındalar. Bu Dünya'da ibadet etmelerinin yegane sebebiyse, ölümsüz olacakları zaman diliminde mutlu olmak. Çünkü işin ucunda ölmekten daha beter olup, yanmak da var. -
Dinin ne kadar geçerli olduğu, ne kadar anlaşıldığı tartışılır.
Bir dinin tüm dünyaya egemen olduğunu düşünelim. Tüm insanlar eksiksiz ibadet etsin. Kötü öngörülen hiçbir şeyi yapmasın. Alkol almasın, sigara kullanmasın, sevişmesin, iftira atmasın, çalışsın çalışsın çalışsın.
Ne güzel değil mi? Herkes aynı kafada olduğunda insanlar arasında bir problem yok. Özgürlük, sıfır. Yaşam, bok gibi. Ancak bir düzen var.
Düzenin olması için çözüm din demiyorum zaten. Ancak din, düzeni amaçlar. Şu büyük dinlerden herhangi birini seç. Ve herkesin harfiyen uyduğunu düşün. Salakça da olsa, bir düzen gelmiyor mu gözüne? İnsanlar öldürüyor mu birbirini bir köşede?
Dinler arası çatışmalara bakalım. Bir müslüman bir hristiyanı sırf dini yüzünden sevmeyebilir. Dinler taraf yaratır ve güç isteyen kişi "biz" dediği din için öldürmekten çekinmez.Oysa islamiyet sevmesini emreder(Alî İmran 119).
Din olmasaydı ne olurdu? Kişiler "birey" olduklarının, sadece kendileri için değil, insanlık için de var olduklarının farkına varsaydı dine ne kadar gerek kalırdı? Düzen gereksinimi azalırdı, din zayıflardı. Peki, tanrı değerinden bir şey kaybeder miydi? İnsan, güçsüzlüğünde sığınmaya nereye giderdi?
Son olarak : Düzeni sağlamak için az seçenek var. Din kolaya kaçıyor ve korkutmayı seçiyor. -
İşte. Eğer istersen her şeyi anlayabilirsin. nur suresi, 2. 3. ayette zina yapanlara 100 sopa vur, bunu da müminler görsün der. 4. ayette ise zina'yı 4 şahidin görmesi gerekli der. Bu yüzden belki de kimsenin görmediği bir şey için, insanları neden toprağa gömüp taşlarlar? Bir kural var, tamam. Ancak göm ve taşla demiyor.
Kişiler, işine geldiği gibi anlıyor. Bir yandan "yargılamak Allah'a mahsustur" deyip diğer yandan bir ölüme Allah için diyebiliyorlar. nisa 149 "o yüce affedendir" der, insan yargılar, öldürür.
Demek istediğim şu : İnanan birine göre İslam mükemmel, en iyi olabilir. İnanmayan birine göre de kötü. Ancak din iyi veya kötü değildir. Bunu belirleyen, insanlar. -
Agnostisizm ateizmden farklı elbet. Agnostisizm din değildir. ve agnostik dinsizdir. Çünkü seçim yapacağı bir şey yoktur. Ya da, çoktur. Ateizm ise bir dindir. Ancak ateist dinsiz de olabilir. Neyse.
Düzene gelince. Evet bir düzen var, ve bunu din sağlıyor. Örneğin, kuytu köşe bir yerde kimse görmüyor diye birbirlerini öldürmüyor insanlar. Çünkü onları her zaman gören birinin inancındalar.
Doğru bir düzen mi ? Bilemem. Ancak işlediği doğru.
Dinlerse kendi aralarında kaos oluşturmuyorlar. Temelinde hiçbir din kötüyü öğütlemez. Ya da öğütlememeli. Bu yüzden dinler çoğu durumda birbiriyle çelişmez. Amaç insanları iyiye sevketmektir, çünkü gelme sebebi düzensizliktir. Eloah, Yehova ne kadar tanıdık geliyor değil mi? :)
Dinleri kaos gibi gösterense insanlardır. Kendinden olmayanı çekemeyen kişi, diğer dinleri kötülemekle meşguldür. İslam gerçekten recm'i savunabilir mi? Ya da ateizm satanizmle aynı şey midir? -
Hayır.
Din hala günümüzün en büyük düzenleyicisi. İnsanlar insan olmayı öğrenememişken, dinsizlik sadece kaos olurdu.
Doğruluğu ve gerçekliği de ayırt etmek herek hem.
Gerçek, bilinmez.
Doğru, sorgulanır. Ve doğru, kime göre? -
Sanı olduğu sürece, neden olmasın?
İnsan doyumsuz bir canlı. Hep daha fazlasını ister elindekinin. Uzun yıllık hayallerin kırıldığı yerdir erişilen nokta. Bu yüzden aşk sanılır ulaşılmış bir sevgili.
Gerçek aşk diye bir şey varsa, ölüm kadar gerçek olmalı :) -
Hayat gam-ken
sız-lanmak kime yarar?
Gereksiz şeyleri gerekliymiş gibi burnuma sokmaya çalışan insanları takmadığım doğru. -
Var mıdır, yok mudur? Kim bilebilir?
-
Sadece kardeşime kardeşim derim :)
-
Sen aç ortanı, ben kafam dışındaki bir uzvum ile ekzantrik uzakdoğu hamleleri yapraktan tamamlarım onu ;)
I ♥ Beyin hücresi -
Henüz batmadı.
-
Erör : 0xciddimisinulan adresindeki yönerge 0xasdfasdfasdf bellek adresine başvurdu, bellek read olamadı.
-
Eğer kontrolde olsaydı ölüm, bu kadar sıkı sarılamazdı insanlar, insanlara. Ne garip ki, bu kadar savaş varken, açlık varken; insan, insan için var.
Sonsuz olduğunu bir düşün Dünya'da. Kaybetmek korkusu yok artık yaşamına sığdırdığın o küçük anıları. Anıları? Ölümlüyken değerli kıldığın, şimdiki sıradanları.
Çevrende çekemediğin onlarca kişinin, uzun bir yaşamla milyar olma işkencesi var bir de. Yine de, ölememiş tüm insanlar ile bir bir tanışıp, o tek kişiyi aramak hayata biraz olsun anlam verebilirdi. Oysa ölüm, başlı başına bir anlam : yaşanamayan.
Ayrıca; ölmemiş olmanın değerlendirmediği yaşam, gerçekten vazgeçilmez mi?
Tolga OKUR
İzmir
Tolga OKUR’s Bio
Güzel sorulan felsefik, sosyolojik sorulara üşenmeden çok pis cevap yazabilitem var.



Loading...