-
All responses Most smiled responses
-
Bana sorulan soruları genellikte ciddiye alıyorum. Üzerlerinde uzun uzadıya düşündüklerim oluyor ve daha önce o konu üzerinde hiç düşünmemiş dahi olsam soru yöneltildikten sonra cevaplamadan önce cevabımın gerçekten o andaki beni yansıttığına emin olana kadar evirip çeviriyorum, özen gösteriyorum. Belki duyumsadığın 'nihbrin'in de kafasına takılmış olma' hali bundan kaynaklanıyor olabilir.
-
Ben genellikte 4:00 - 10:00 arası uyuduğum için bu konuda kesin bir görüş bildiremeyeceğim. Gündüzleri kafam durduğu için uyuyabiliyorum yalnız, belki alakalıdır. Ancak biliyorum ki, bazen insanın bedeni yorulsa da beyni henüz dinç olabiliyor. Yani gün içerisinde zihnini meşgul edecek daha fazla şey bulmalısın gibime geliyor. Yanılıyor da olabilirim.
-
Eskiden birkaç günde bir Acidcow'u açar bakardım, artık onun yerine 9gag'a bakıyorum. Ancak insanların bu site de yayınlanan pek çok başlığın 4chan ve Reddit'i ilk kaynak olarak kullandığını sık sık unuttuklarıkları fikrine kapılmadan edemiyorum. Hatta bu da yetmezmiş gibi benimle aynı fikirde olan insanların küçümsendiği bir tür tuhaf Facebook locası oluştu. 9gag sadece kullanışlı ve bence bu yüzden insanlara daha rahat ulaşıyor.
İnterneti seviyorum. (bkz: politik cevap) -
İnsanların onlar hakkında hiç bir şey bilmediklerini düşünüyorum. Ancak yine de bu tip kanunlar hakkında bakkal önü spor tartışması gibi vıdı vıdı konuşabiliyorlar.
-
Adam gibi grafikleri olan bilgisayar oyunları oynamayı özlemişim. Yine de daha önce hiç birini biraz takılmadan veya arada sırada çökmeden oynayamıyordum. Evet, yeni bilgisayarımdan gerçekten keyif alıyorum.
-
Hayır oynamadım ve oynamak planlarım arasında değil. /a/ da fikir olarak birkaç sene evvel ilk ortaya çıktığında öyle orijinal ve tear jerker fikirler ortaya çıktı ki tüm gece oturup peşi sıra açılan alakalı başlıklara gömülmüştüm. Katawa Shoujo'nun birkaç kişiye değil, yüzlerce kişiye ait olduğunu bilmek beni biraz soğutuyor. Ayrıca ne ile karşılaşacağımı çok iyi bilmek "hadi baştan sona bir non-j visual novel oynayayım eğleneyim" değil de "test edelim bakalım şu kısmı nasıl yapmışlar" dememe sebep olacak.
-
Lain olup bitenin kendisi. Her olay, karakter, hatta weird onun düşlerinden ibaretler. Lain reel de bir akıl hastanesinde gözetim altında tutulan zavallı bir kız. Artbook da ve önceki cevabımda sözünü ettiğim Playstation oyununda gerek doktorlarının notlarından gerekse de Lain'in akli sağlığının yerinde olduğu dönemlere ait günlük kayıtlarından esasında olup bitenleri çözmek mümkün oluyor. "Visual Experiments Lain" adında bir şey var, onu bulup okursan senin için daha iyi olacağı kanısındayım.
-
Lain'in içinde bulunduğu ortamın "gerçek" olmadığını söylesem olup biten her şey sana daha anlamlı gelir mi? Soruya soru ile cevap vermek hiç hoş değil biliyorum.
-
Bu psikolojik bir yaptırım. Lain insanların onu sevmesi için tasarlandı ve bu konuda oldukça başarılı oldu. Alakalı PS1 oyununda bu daha bariz fark edilebilir. Esasında anime olarak Serial Experiments Lain izleyiciye Lain'in içinde bulunduğu mevcut durum konusunda hiç bir bilgiyi tam anlamı ile vermez ve anlatılanları da dürüst biçimde sunmaktan kaçınır. Bir karakterin melankolisine ve ardından gelen yükselişine şahit olmak tüketici de ona karşı büyük olasılıkla önce saygı, ardından ilgi, en son da sevgi kazandırır. Aynı hali daha basit izah etmem gerekirse Matrix'in Neo'sunda da görülebileceğini iddia edebilirim. Neo eğer bir bayan karakter olsaydı belki daha da fazla sevilebilirdi. Bayan karakterlerin illa ki cinsel açıdan çekiciliklerinin olmaları gerekmez. Miyazaki'nin her yapıtında ana karakter bir genç kızdır ve masumiyet ile cesareti bu karakterler üzerinden işler. Ancak Lain bu iki değerden kaçınır ve izleyiciyi saygıdan sonra gelen "ilgi" aşamasında hapseder. Çünkü Lain örneğinde Miyazaki eserlerinin aksine scenography önemli bir etmen değildir. Ne hikaye ne de karakterin etrafında gerçekleşen olaylar 'gerçekten' birinci plandadır. Tek önemli olan şey Lain'dir ve kameranın anime boyunca gösterdiği sahnelerin %90'ını O oluşturur. Tüm bu sebeplerden ötürü insanlar Lain'i koşulsuz severler.
Yani en azından ben böyle düşünüyorum. -
Açıkçası fillerlar umrumda değiller.
1- Ninjalar D2721D rengi kıyafetler giymemeliler. Mangayı okurken bunu animeyi izlerken olduğu kadar sinir bozucu bulmuyorum. Ninja Romantica falan olmalıymış ismi.
2- Naruto'nun Sasuke takıntısı insanların kafa yormak istediklerinden daha derin bir mevzu. Yani fujoshi olmayan bir kişi bile bunu fark edebilmeli.
3- Oğlanın içinde bir süre boyunca annesi, babası, bir karga ve dev bir tilki yaşıyordu. Daha çok şey sığdırılamaz mı diye düşünmemek elde değildi.
4- Itachi bunca zaman boyunca Sasuke'ye her şeyi anlatabilirdi.
5- Naruto serideki en baba power uplarından birine kavuşur kavuşmaz bileğini burkarak dezavantaja düşebiliyor.
Naruto insanların animeye geçiş sürecinde süslü bir kapıdır. İçerdiği bol miktarda renkli karakter ve duygusallık sayesinde bugün bile devam etmeyi sürdürür. O kadar çok bölümü var ki itiraf etmek gerek, elbette beğendiğim harika kısımları bulunmakta. Ancak genele baktığımızda, süregelen bir uyuşmazlık silsilesi ile karşılaşılır. Örneğin Naruto'nun şu anda Hinata'yı ciddi anlamda unuttuğunu düşünüyorum (ya da bkz: 1) Demem o ki Naruto'dan nefret ediyor veya banal buluyor değilim, sadece insanların düşündüğü kadar muhteşem bir seri olmadığı kanısındayım. Bu konudaki görüşlerimi blog da çeşitli başlıklarda bölük pörçük paylaştığımı sanıyorum.
Son olarak unutmadan, 6- Her şeyin sonunda Sasuke'nin gerçek kahraman çıkmasından korkuyorum. Evet, bu en büyük kabusum. (Bkz: "All this time?", "Always.") -
Aynı şeyi üç gündür düşünüyorum. Geçici bir durum. Her sabah "bir şey yazmalıyım" diyerek uyanıyorum. Şu sıra kafam epey meşgul ve anime izlemeye ayıracak pek vaktim olmuyor. O yüzden ya film ya da Touhou temalı başlık açmam gerekiyor ancak uzuuuuuun zamandır animeler ile ilgili konuşmayı da özlediğim için "bir şeyler izleyeyim, sonra yazarım bloga" modundayım. Tuhaf bir kısır döngü var yani. Bugün yazarım belki. Evet.
-
Birkaç bölüm izledim merak ile karışık, sıkıcı gelmedi bana açıkçası. Hatta yeni Thundercats bile daha az ilgi çekici. Cartoon Network ve Nickelodeon da gösterilen anlamsız teenage dizilerinden bin kat daha eğlenceli olduğu söylenebilir. Bir kanalım olsa kesinlikle türkçe yayınlanması için elimden geleni yaparım. Just for lulz.
-
asked by zibakarcali
岸田教団 (Cult Kishida) vocalin sesini epey farklı buluyorum. Pek fazla parçaları yok ama olanlar da yetiyor. YU-MU ile tanıdım onları, belki ileride daha farklı bir konuma gelirler.
-
Dominos Pizza. Kampanya vardı, üç tane orta boy aldım, ye ye bitmiyor.
-
nihbrin’s Bio
weak protagonist of self live action scnenario


Loading...



