Eğitim sistemini eleştirmek ayrı, eğitimin toptan gerekliliğini sorgulayıp hatta eğitimin gereksizliği sonucuna varmak apayrı mı? "We don't need no education" kıvamında bir şeyler mi söylüyorsunuz?
Hangi sonuçlara vardığımız hangi seviyede eleştirdiğimiz ile ilgili.
Sınıf öğretmeninin ilkokula giden bir çocuğun sınıfta yerini değiştirmesine müsaade etmemesi yüzünden bir anne, bir sınıf içerisinde yaşanan hadiseden yola çıkarak eğitim sistemini eleştirebilir.
Bir din öğretmeni "dine inanmayan vicdansızdır, Müslüman olmayan da dinsizdir" diyerek çocukları diğer dinlere düşman yetiştiriyor diye düşünen bir baba, bir okulda yaşanan hadiseden yola çıkarak eğitim sistemini eleştirebilir.
Eğitim bakanlığı çocuklara her sabah "varlığım Türk varlığına armağan olsun" dedirterek etnik kimlikleri asimile ediyor diye düşünen bir politikacı, ortaokul seviyesinde yaşanan bir hadiseden yola çıkarak eğitim sistemini eleştirebilir.
Lisede seçilen bölüm ile ilgisi olmayan bir bölümde okumak isteyen öğrencilerin katsayıları haksız şekilde düşürülüyor diye düşünen bir liseli, lise seviyesinde yaşanan bir hadiseden yola çıkarak eğitim sistemini eleştirebilir.
Büyük zorluklarla girilen üniversitede alınan mesleki eğitimin aslında dışarıda iş bulamayıp geri dönen akademisyenler tarafından verildiğini düşünen bir üniversiteli, üniversite seviyesinde yaşanan bir hadiseden yola çıkarak eğitim sistemini eleştirebilir.
Ulusal kimlik oluşturmak adına öğrencilere ezberletilen saçmalıklardan yola çıkarak bir öğretmen, ülke seviyesinde yaşanan bir hadiseden yola çıkarak eğitim sistemini eleştirebilir.
Eğitim sisteminin insanları, nüfusun çok küçük bir kısmının inanılmaz şekilde beslenmesine, çok büyük bir kısmının ise sefalet içinde hayat sürmesine sebep olan bir devinimin sürekliliği için gereken prototipe uyarlamaktan başka hiçbir fonksiyonu olmadığını düşünen bir akademisyen, dünyanın her yerinde yaşanan bir hadiseden yola çıkarak eğitim sistemini eleştirebilir.
..
Bu akademisyen tutup, ilkokul birinci sınıfa giden çocuğun sınıfta yerini değiştirmesine müsaade etmeyen öğretmenin ve benzerlerinin eğitim sisteminin gerçek problemlerinin yanında o kadar da büyük bir mesele olmadığını söylediğinde, bu onun "öğretmenin" tarafında ya da "annenin" tarafında olduğunu göstermez. Fakat bu, annenin bu durumu ilk seferde anlayacağı anlamına gelmeyeceği gibi akademisyenin anneden "dangalak mısın sen, yerini değiştirmek istediği halde değiştiremeyen çocuğun ne kadar üzülebileceğini hiç düşündün mü" diye azar işitmesine de engel olmayabilir. Çünkü anneye göre eğitim sisteminin en büyük problemi sınıflardaki çocukların yerlerini istedikleri gibi değiştiremiyor oluşlarıdır. Çünkü hayat böyledir, yol boyunca herkes farklı bir manzaraya takılır.
"Eğitim sistemini eleştirmek ayrı, eğitimin toptan gerekliliğini sorgulayıp hatta eğitimin gereksizliği sonucuna varmak apayrı mı?" .. Bunun birbirinden ne kadar apayrı olduğu eğitim sisteminin hangi seviyede eleştirildiğine göre değişir. Akademisyenin buna vereceği tepki yüksek olasılıkla diğerlerinden farklı olacaktır.
Ve hayır, "we don't need no education" kıvamında bir şeyler söylemiyorum.

