-
-
Duyduk, sadece duyduk :)
-
Yönetim Kurulu'nda toplam 18 üye ve bir başkan bulunuyor. Bunların sekizi Gençlik Konseyleri'nde seçilip sıralamaya giren gençlerden, onu da Mütevelli Heyeti'nin seçtiği yetişkinlerden oluşuyor.
Kurul her ayın son cumartesi gününde Eminönü'nde bulunan TOG Ofis'te toplanır ve vakfın o ayki maddi ve idari işleri konuşup karara varırlar. Bu toplantıya gönüllüler de katılabiliyor. -
İlkelerden sapmadan faaliyetler düzenlememiz vakfın geleceği için güzel bir etkendir. Eğer ilkelerden sapsaydık TOG belki de 5 yılda kapanabilirdi. Gençlere inanmasaydı; gençlere sorumluluklar verilmezdi ve gençler kendine güvenemezdi. Artık sadece üniversitelerde okuyan gençler için değil, mahallesi için de bir şeyler yapmak isteyen gençlere destek vermeye başladı. (GençBank vs...) Eğer sıralamalarda olursam (olmasam da arkadaşlarıma öneririm bu gündemi) bu tür projelerin birçok yerlerde yapılmasını önerirdim...
Bununla birlikte SS - Eğitmenler (Çilingir, Ürocan vs...) arasında iyi bir bağ oluşturulursa örgütlenmelerin yapısı daha da kuvvetlenir... Çünkü Saha Sorumluları örgütlenmelerinde olup biteni takip edebiliyor ve o örgütlenmeye eğitim için giden gönüllülere de bilgilendirme yapabiliyor... İşte bu "Örgütlenme-Saha Sorumlusu-Eğitmen" üçgeni iyi işlerse örgütlenmelerin yapısı sağlamlaşır. -
Şiir okuma gibi bir alışkanlığım yok maalesef... :( Sen hangi şiiri okumamı önerirdin? :)
-
Bu konuyu ben de duydum: Forumun daha verimli geçmesi için arkadaşlarımız rapor tutmuş... Katıldığım bir iki forumda katılımcılar oturumu benim modere etmemi istedi ve ben de "sizin modere etmeniz bence daha anlamlı olur, en azından yerelinize döndüğünüzde bir toplantıyı nasıl yönetebileceğinizi öğrenmiş olursunuz dedim" ve arkadaşlarım hem forumu modere etti, hem de rapor tuttu. Forumlarda ben de söz hakkı aldım ve ben de yeri geldiğinde önerilerde bulundum...
Sonuçta orada herşeyden önce ben de bir katılımcıydım ve elimden geldiğince herkese eşit davranmaya çalıştım... -
Bence hiyerarşi, tek bir liderin sözünün dinlendiği değil; tüm halkın görüşlerini rahat bir şekilde sunun ona göre oratk bir görüşün alına bildiği bir düzendir. TOG'da da görüldüğü gibi, bizler de yatay hiyerarşiyle örgütlenmelerimizde, kulüplerimizde, topluluklarımızda, projelerimizde bir çok faaliyetlerde bulunabiliyoruz. Bence bu hiyerarşik düzen ve ilkeler sayesinde TOG,bu 10 yılda çok güzel işler başardı.
-
Evet var, öncelikle iletişim konusunda maddeler sunmayı düşünüyorum. Çünkü gençler artık sosyal ağlar üzerinden haberleşiyor... Bunu daha etkili kullanarak gençleri buradan çekebiliriz. Ancak bunu yaparken de altyapımızı düşünmemiz gerekiyor, işte burada profesyonel destek alabileceğimizi önereceğim... Çünkü bunu bir planlama yapmadan uygularsak başarı elde edemeyiz... Zaten bunun için çalışmalar az çok sahalarda uygulanıyor ve güzel de gidiyor, ama bu daha iyi şekillendirilebilir...
-
Bu ülkede bir sürü insan ölüyor, bir sürü haksızlıklar oluyor. Uludere olayında da insanlar öldürüldü. Bu olayı değerlendirirken ilk başta ırkına bakarak değil, insan olduğu için "yaşama hakkı"nın elinden alındığını görmemiz gerekiyor. Bu tür olayların önüne geçmek için de önce insan olduğu için o kişilerin farklılıklarına saygı duymalıyız, daha sonra barış ve huzur kendiliğinden gelecektir... Bu adaletsizliklerin önüne geçmek için de meclisin ve halkın bir çok araçlar geliştirmesi gerekiyor. Ve belki de bu düşünceleri erken yaşta benimsetilmesi için eğitimler de yapılmalıdır...
-
O soruyu tekrar sorabilir misin? Bu sefer cevaplandırayım...
-
Evet, gelen soruları cevaplandıramıyorum; çünkü o konular biraz özel hayatımla ilgili oluyor...
-
:) olsun bu da yeter...
-
Başvuru formumun 17. sorusunu dikkatlice okursan cevabını alabilirsin: http://www.scribd.com/doc/79100121/Mahir-Horozo%C4%9Flu
-
Bence iyi bir düşünce; çünkü bu burstan 100 arkadaş yararlanabilecek... Ama atasının yaptığı şeylerden dolayı bu arkadaşlarımızı da farklı görmek iyi bir şey de değil... Belki benim de atalarım bu topraklara gelirken bir çok mücadele göstermiştir... Bu benim kendi görüşümdür, zaten soruyu da bana sormuşsun... :)
-
Sahadan giden adamlar mecburen sahayı temsil etmiş olacak, çünkü sahadan alınan birikimle orada olacak ve ister istemez saha için çalışmalar yapacak. Bence burada sayıya bakarak iş yaparsak farklı yorumlar çıkabilir. Ama şu da var: Vakıfta "yetişkinlerin öncülüğünde gençlerle birşeyler yapma" söylemi olduğundan dolayı yetişkin üye daha fazla olabilir. Tabii bunun bir de yasal durumu da var ve o yasal duruma göre vakıf işler yapıyor...
-
Açıkça söyleyim: 2 soruyu en başta kendim sordum... :) ama bu hesabı açarken... :)
-
Bence bu konular tek bir taraftan konuşulmaması gereken konular... Bu sorudan kaçıyorum anlamına gelmesin... Çünkü ben buraya paragraflar döktürsem de senin bu konu hakkında görüşlerini de alamadığım için iyi bir cevap olmaz... Çok mu saçma oldu? :) (Bir öneri daha: soruyu birazcık daha açarsan, o zaman yanıt verebilir; çünkü kültür alanında da ezilenler var, siyasi konularda da...
-
Bu soru özel hayatımla ilgili olduğu için cevaplamak istemiyorum...
-
Elbette hayır, şu an bizi sadece başvuru formunda yazdığımız bilgiler ile, sorularınızla tanımaya çalışıyorsunuz... Konsey olacağı zaten örgütlenmeyi temsil edecek kişi bizi görecek ve ona göre bir sıralama yapacak... Bununla birlikte, geçen konseylerde yapıldığı gibi olursa, belli süreler verilerek kendimizi anlatmaya çalışacağız. Bence o sahneye çıktığımızda yapacaklarımız oylamayı etkileyecek.
Kısaca; büyük bir fark değildir.
-
Mahir Horozoğlu’s Bio
TOG, Gıda Mühendisliği Aday Adayı, Sosyal Medya üçgeninde...

