-
-
Müjdat Gezen'den aldım ilhamı... Duydum ki Atatürk'e diktatör benzetmesi yapan fındık beyinliler varmış. Diyorum ki; HANGİ DİKTATÖR PADİŞAH OLABİLECEKKEN CUMHURİYETİ KURAR?
atatürk.
-
fav-manga sayfaları bölümündeki mangaların adlarını bir şekilde ekleyebilir misin? ya da söyleyebilir misin burada en azından?
Hayır ^_^ bu konuda çok pis davranma eğilimindeyim ve kesinlikle af dilemeyeceğim. Tiny eye ile falan bulabilirsin kolayca merak ettiklerini çünkü şu anda hepsini tek tek yazmak gerçekten büyük bir çile benim için. Oraya listelerken de isimlerini eklemiyorum çünkü insanların o galeriye baktıklarında sadece "gerçekten" merak ettiklerini arayıp bulmayı istemelerini arzuluyorum.
-
What's the last thing you bought? Was it for you or someone else?
Kendime plastik oyncak!! Kurtaran tarafı en azından parça parça çıkması... Ben birleştirdim.
-
If you had a free day with no work and no school, how would you spend it?
I have days like that... Twice a week, there comes times called "weekends". Magical I tell ya.
-
"bir tür geniş blog/portal tarzı, kooperatif bir (foruma hayır) site açma isteğim var" demişsin ben de "aslında olur ya" diyorum bu fikre. Ne bloggerım ne de bilgi birikimim var ama aynı kafadan olduğum insanlarla fikir alışverişinde bulunmak harikaolurdu
1- Soru sormak güzeldir
2- Bilgi birikimi olmadan fikir alışverişinde bulunmak güzel değildir. Bu olay bilgi kirliliğinin birincil sebeplerinden birisidir
3- %100 isimsiz olarak bu fikre onay verilmesini "okur olacağım ben, yazmak ile bir alakam yok zaten ama olsa böyle bir şey, okurdum." şeklinde yorumladım.
4- Bence "en azından bir blog-admin ara yüzü ile birkaç gün haşır neşir olmuş kişiler arıyorum" şeklinde bir kıstas gerçekten eklemeliymişim bunu fark etmemi sağladın, teşekkür ederim.
5- Laf ağızdan çıktı da, şimdi kim yeni domain alacak daaa, milleti davet edecek deeee, ikna olmayanlara dil dökecek deeee, ara yüzü inşa edecek deeee, bir de o site için yazılar yazacak daaaaa
(system failure) -
Nihbrin in vocaloidler disindaki sarkicilarin sarkilarina tempo tutmasi ve dans etmesi caiz midir? Mesela " i'm sexy and i know it" sarkisini duysa ne yapar?
Vocaloidler benim günlük müzik tüketimimin %5'i falandır herhalde. Binlerce parça dinleyip arada bir tane rastgele miku gelebiliyor. Sadece tek "bir" şarkı var koşulsuz dans edeceğim. http://tinyurl.com/35z5jh9
-
sana özenip çakma nihbrinler ortaya çıkmaya başlasa tepkin ne olur?
Biri nasıl böyle bir şeyi taklit edebilir ki? Yani düşünelim biraz; Lain gibi aşırı popüler bir sembolüm var, türkçe yazıyorum, beni tsundere olarak düşleyen ve "bacım" olarak hitap eden bir kitle var oralarda ve biri beni taklit edecek? Bol şans derim.
-
bu dediğin bloggerlar neye göre seçilecek bacım? içten'i,seni ve birkaçını tenzih ediyorum ama türk bloggerlar vasatın altında yazıyorlar. sonra bir de ego savaşları olur malum pek yaygın.
iyi geçinen insanlar zaten bir araya gelirler. Yani yaşamlarının kesişmesi olasılığı daha yüksektir. Bence birileri bu işe başlarsa ve belli bir kalite düzeyini tutturmayı başarırsa aynı bir aktif online dergi kıvamını alacaktır ve uçuşan tüketici sineklerini gayet güzel yakalayıp bünyesine katacak ve büyüyecektir. Yani herhangi bir şeye göre seçileceği yok. Yazarlar aynı şeyleri beğenmek zorunda bile olmamalılar bence, ortada sadece belli bir saygının olması yetecektir.
Aklıma ilk gelen beş blog;
http://ictenchan.wordpress.com/
http://otakuron.wordpress.com/
http://animedyum.blogspot.com/
http://www.kurgudunyam.com/
http://htkr.wordpress.com/ -
nihbrin diğer bloggerlarla msn üzerinden konuşur mu? lobi faaliyetleriniz nasıl? içtenle durum kritiği yapar mısın nolacak bu anonimlerin hali diye?
Diğer bloggerlar ile olan etkileşimim Facebook sayfam, kendi blogum ve Formspring'den başka gerçekten nadir zaman ve mekanlarda gerçekleşiyor. Bir yıla yakın zamandır msn kullanmıyorum. Tabi bıçak gibi kesilen bir süreç olmadı bu ancak şu anda neredeyse hiç msn kullanmadığımı iddia edebilirim.
Bence blog, blog da kalmalı. Ben birilerinin bloglarına yorum yaptığımda ve kendi bloguma yorum aldığımda okumaktan/yazmaktan gerçekten keyif alıyorum ancak gerçek zamanlı, aktif bir arayüz de sohbet halinde olursak sanki düşüncelerimizi gerektiği gibi toparlayamayacakmışız gibi geliyor. Belki de yanılıyorumdur.
Bununla beraber, esasında uzunca bir süredir aynı Japanator gibi (family friendly ve daha batı persfektifli Sansaku diyelim) pek çok anime/manga/tarih/literatür-kitap/doğu müziği/idol/oyun temalı ve pek çok türk bloggerı aynı çatı altında toplayacak bir tür geniş blog/portal tarzı, kooperatif bir (foruma hayır) site açma isteğim var ama kimse "aslında olur ya" demedi bugüne kadar. O yüzden askıda duruyor öylece.
"Adını da siz koyun istedik" demek istiyorum bir gün. -
How do you relax?
Staring at lighter or cande flame. Guess I can include fireplaces... Or a furnace, flamethrower... Actually any kind of combustion with a visible component (a.k.a flame) will do.
-
Normal koşullar altında Formspring de takip ettiğiniz birisi peşi sıra onlarca soruya bir defa da cevap verdiğinde, cevapları okumadan geçtiğiniz veya sadece cevaplardan gülümseme almış olanlara göz attığınız oluyor mu?
Hayır, ben gerçekten oturup psikopat gibi, sorunlu gibi, obsesif gibi okuyorum tek tek o cevapları. :(
-
Oday ouyay eakspay igpay atinlay?
Lleway, Iay t'ndiday wonkay tiay tubay Iay derugifay tiay tuoay wonay, esuacebay Iay maay revelcay.
-
Bilim kurgu mu yazıyorsun?
Kökünde bilim yatan fantastik kurgu yazmaya çalışıyorum. Örneğin şu anda birincil problemim hikayemdeki bir karakterin fizikte arc of time olarak nitelendirilen, zaman akışının geçmişten geleceğe ilerleme yönünün ancak entropinin artış yönünde olabileceğini simgeleyen, deyişten bir nebze olsun etkilenmemesinin kurguya ciddi paradokslar katıyor olması.
"Ne yani, zamanda geri gidiyor diye olayların düzeni mi bozuluyor? Aman ne orijinal" diye düşünülebilir fakat problem bu değil. Problem, entropinin bu eleman için artmıyor olması. Yani düzen bozulmuyor. Bak şu anda bile anlatırken kıvranıyorum. Öncelikle ikide bir millete "entropi" nedir izah etmek zorunda kalmamalıyım. vs.
Daha önce keşfedilmemiş gibi duran, bilmeyen insanlara "neden olmasın?" diye düşündürecek enerji kaynakları veya uzayda yolculuk yöntemleri düşlemeye çalışıyorum. Mesela sıvı lityum ile portallar açılması, enerjinin ses dalgalarına bozunumunun önüne geçilmesi ile verimliliğin artması ve bir objenin güç kazanması veya su pilleri ile ışıklandırma yapılması gibi şeyler. Öyle şeyler ki ilk okunduklarında ben durumu izah edene kadar sihir zannediliyorlar. Ancak, dediğim gibi, işin içinde başka ileri teknoloji unsurlar olmasına özen gösteriyorum. -
Para vermeden anime izlemek seni suclu hissettiriyor mu?
Hayır. Eğer Japonya da yaşıyor olsaydım hissederdim. VIZ media, FUNimation veya Dark Horse gibi şirketler olmasalar ne manga ne de anime Japonya dışına çıkabilir. Ancak bu adlarını saydığım şirketlerin Türkiye distrosu bulunmamakta. Benim alnımda eneayi mi yazıyor ki mangakanın veya studyonun elinden çıktıktan sonra seksensekiz el değiştiren son ürün için sonunda bana satan kişiye "sizin elinizden geçmiş, üstelik hükümetiniz de şu kadar vergi talep etmiş elinizde durmuş diye. Yazık size, yükünüzü ben çekeyim" diyeceğim?
-
İçten'in anonimlerinden rahatsız mı oldun?
Aynı soruları, tekrar, başka ama benzer düşünce yapısında insanlara sormanın manasını çözmekte zorlandığım için böyle bir cümle kurdum. Üç vakte kadar ateist soruları gelirse şaşırmayacağım. Şimdiden söylüyorum, sorular o noktaya gelirlerse ciddiyetimi büyük olasılıkla kaybedeceğim.
-
Animede enseste ne diyorsun? Japonlar neden bu temayi bolca kullanir?
Ictenin anonimleri bana mı bulaştı?
Ensest içeren eserler Japonlara özgü değiller. Antik Roma'dan beri yarı anlatılagelen ve dünyanın en çok okunan kitaplarında bile olan bir mevzu bu. Japonlar fikir beyan etme ve özgür eser verme olanaklarını sonuna kadar kullanmayı seviyorlar hepsi bu. Fetişlerin doğduğu ülke gibi bir şey söyledi bir ara birileri. Belki de gerçekten öyledir.
Son birkaç yıldır bu özgürlüklerini tekrar gözden geçiriyorlar ve global kültüre ayak uydurmaya çalışıyorlar. Biraz da muhafazakarların yükselişi söz konusu tabi.
Açıkçası benim umrumda değil. Immouto tipi plot device yeri geldiğinde eğlenceli hale gelebilir. Kullanılış biçimine bağlı bu tamamen. Önüne gelen ürünün kalite sınırlarını ve içeriğini seçen kişi üretici değil, tüketicidir. Sonuçta Japonya dışında yaşayan kaç kişi izlediği anime için para ödüyor?
Gerçek ile hayali ayırt edebilmek ne yazık ki her insanın muktedir olduğu bir yeti değildir.
-
içten’s Bio
http://myanimelist.net/profile/icten





Loading...




















