-
All responses Most smiled responses
-
asked by DarkeLia
hahah sağol :) önerebileceğim her şeyi sen zaten okumuş islemişsindir gibi geliyor aslında. bloglardan sevan nişanyan'ın blogunu, yazarlardan asimov'u, filmlerden de donnie darko'yu önereyim.
-
asked by katanaka
olmuyor. tanrıya inanınca adaletsizlik, acı ve ölüm ortadan kalkmıyor, sadece bu konulardan kaçmış oluyorsun. zaten dayanamayacak olanlar şüphelerini bastırıp, inanmaya devam ederler.
-
asked by katanaka
romanların bize bir şey kazandırmak gibi bir görevi olduğunu düşünmüyorum, romanın değerini bu belirlemez. zaten bir yazar ben şimdi okuyucuya bir şeyler kazandırayım diye yazmaya oturuyorsa bu post-modernizmin tam karşı olduğu şeydir, çünkü onlar yazarın otoritesini reddeder. hiç düşünmemiştim nesini sevdiğimi ama sanırım anlatım tekniklerinin özgür ve yaratıcı olmasını seviyorum. mesela kara kitap'ın büyük bir bölümü alakasız konularda köşe yazılarından oluşuyor (ve hiç de alakasız değiller aslında) bu tür kitaplarda başka eserlere göndermeler olmasından, her şeyden bir parça taşımasından da hoşlanıyorum.
-
paul auster okumadım ama evet sahilde kafka gerçekten de esrarengiz bir şekilde anlatılmış hafif bir kitap ama post modern edebiyat bundan çok daha fazla bir şey. tutunamayanlar da postmodern, kara kitap da post modern. bunlar kesinlkle hafif kitaplar değil. wikipedia sayfası çok açıklayıcı aslında http://en.wikipedia.org/wiki/Postmodern_literature
-
aslında bütün edebiyat akımlarından zevk alıyorum. post modern kitapları daha çok çağımın kitapları olduğu için ve bana daha yakın insanlar anlattığı için seviyor olabilirim. serbestliğini seviyorum sanırım, daha yaratıcı geliyor anlatım teknikleri, daha az kuralcı.
-
bize öğretilenler ve inanma isteğimiz dışında, tanrının varlığına inanmak için hiçbir neden ve gösterge olmadığını fark etmem.
-
var tabii. full metal alchemist:brotherhood, slam dunk, hajime no ippo, evangelion, mobile suit gundam, kenshin. kimilerinin shounen olduğu bile tartışmalı olabilir ama bir şekilde shounen yaş grubunu da hedef alıyorlar.
-
harika bir soru. çok güzel olurdu. gece gündüz ayrımı yapmazdım da çoğunlukla seinen yayımlayacağım için çocukların da izleyebileceği bir kuşak yapardım sanırım. cyberpunk kuşağı ayrı olurdu, josei kuşağı ayrı olurdu. tabii sadece anime olmasın diğer ülkelerin animasyonlarından da olsun. 3'ten sonra yaoi ve ecchi. gerçi benim gece gündüz ekranı dolduracağım seinenlerin çoğu japonya'da bile geç saatlerde yayımlanıyor, dolayısıyla ben türkiye'de anime kanalı açamam.
-
"o zaman gizli türbanlısın" diye cevap gönderdi:)
-
asked by eienhikaru
hepsini severim aslında ama en çok yunan. ya da en çok okuduğum ve bildiğim yunan mitolojisi olduğu için öyle diyor olabilirim.
-
"türbanlılar anime ve mangadan anladığını iddia edebilir mi?"
-
-_- hades yeraltı ve ölülerin tanrısıdır, poseidon denizler tanrısıdır. her ikisi de kaslı ve haşin olabilir tabii.
-
niye yadırgayayım be?! hiç kapalı arkadaşın olmamış galiba. fanusta mı yaşıyorsun?
-
katılıyorum dediklerine, blogda da değimiştim bu konuya: http://ictenchan.wordpress.com/2011/09/18/siz-aslinda-anime-izlemeyi-sevmiyorsunuz/ (böyle link verince de kendimi pazarlamacı gibi hisediyorum ama sorunun cevabı burda) insanlar zevk almak için değil de o elit zümrenin en tepesine tırmanabilmek için izliyorlar. tabii alttarafı çizgifilm olmasına rağmen izlediğini pek anlayamayanlar da gördüm. animenin çizgifilm olduğunu reddetmek de bir şeyleri anlayamamak oluyor aslında. yani evet matah bir şey olmamasına rağmen anlayamayanlar oluyor.
içten’s Bio
http://myanimelist.net/profile/icten



Loading...



