Şu konularda sorabilirsiniz: İnternet, girişimcilik, pazarlama, medyada çalışma, çocuk yetiştirme

RSS Feed
    1. Ersan Özer

      10,000 dolar maalesef ilerlemek için yeterli bir miktar değil. Ama başlangıç için kötü bir rakam olmayabilir. Malum, http://www.kickstarter.com gibi sitelerde istenen paralar bu civarlarda. Keza http://ycombinator.com da seçtiği girişimlere 15,000 dolar civarında yatırımlar yapıyor. Çünkü önemli olmakla birlikte en büyük derdiniz, engeliniz para değil.

      Yazılım bilmemeniz mühim değil. Ben de bilmiyordum. Yıllar içinde de sadece kandırılmayacak kadar yazılım bilgisine sahip oldum. Fakat burada asıl kritik olan deneyim. Hayattaki her şeyde deneyim gerekiyor. Evlilik, arkadaşlık, iş kurmak... Aklınıza ne gelirse. O yüzden de bir internet şirketinde, mümkünse de bir startup'ta, çalışmanızı öneririm. Hiç olmazsa bu şekilde 1 sene geçirim. Bu deneyim olmadan da elbette bir şeyler yapılabilir ancak böyle bir mesai her açıdan size çok faydalı olacaktır.

      "Profesyonel işinizi bırakmadan da girişimci olabilirsiniz, o taraf serpilince kendi işinize geçiş yapın" diyenler var. Ama ben onlardan değilim. Bütün zamanınızı, emeğinizi harcamadan, hayatınızı adamadan işinizi istediğiniz seviyeye getirmek bence mümkün değil.

      Risk almadan bir noktaya gelinmiyor. Ancak akıllı risk almakta fayda var. Planlarınızı mutlaka girişimci olma üzerine kurun. Ama öncelikle tecrübe sahibi olmanın yollarını zorlayın derim naçizane.

    2. Ersan Özer

      Hiç şart değil. Bunun yerine iyi bir yazılımcı ortak bulmanız daha hayırlı olabilir.

      Veya family&friends round denen, yani babanızdan veya size inanan eş dosttan toplayacağınız para ile freelance yazılımcılar tutabilirsiniz.

    3. Ersan Özer

      Fikir aşamasında olan bir projenin yatırım alma şansı yok diyebilirim.

      Fakat....

      Eğer girişim yapacağınız sektörde çalışan olarak bir geçmişiniz / başarılarınız varsa az da olsa şansınız yükselir.

      Eğer başarılı bir girişimci geçmişiniz (track record) varsa şansınız yükselir.

      Eğer önceki işlerinize yatırım yapan ve para kazandırdığınız bir VC'niz varsa şansınız daha da yükselir.

    4. Ersan Özer

      Açıkçası outdoor reklamlara önem vermiyorum. :) Bizim gibi sitelerin önem vermesi gereken yegane mecra online. O da (maalesef) ağırlı olarak adwords.

      Zaman zaman outdoor yapıyoruz. Bunun sebebi hem fiyatlar daha makul hem de yerelde outdoor dışında fazla seçeneğiniz yok. (Malum, şehre özel arkadaşlık siteleri için yerel reklam yapmamız gerekiyor.)

      Maalesef fiyatlar hakkında fazla bilgi sahibi değilim. Bu operasyonları pazarlama ekibimiz yönetiyor. Son metrobüs kampanyasının maliyetini 4000 TL biliyorum. Ama detaylara sahip değilim.

    5. Ersan Özer

      Buna aslında kısa da olsa şu yazıda değinmiştim: http://goo.gl/T8erM

      Ortak olacak kişilerde bence şu 2 mesele çok önemli.

      1. Ortağınızın (veya ortaklarınızın) sizinle tamamen aynı özelliklere, benzer yeteneklere sahip olmaması gerekir. Sizde olmayanların onlarda, onlarda olmayanların sizde olması idealdir. Birbirini tamamlayan yetenekler değilseniz bile hiç olmazsa siz yazılımcıysanız ortağınız satış tarafında kuvvetli biri olsun.

      Gittigidiyor kurucuları ile bu anlamda birbirimizi çok tamamlıyorduk. Onlar en başından itibarenj şirket yönetimini üstlendi, ben de en iyi bildiğim konu olan ürün geliştirmeye odaklanabildim. Böylece herkes işin önemli bir ucundan tutmuş oldu.

      2. Diğer konu ise kişisel uyum. Ortağınız ya arkadaşınız olsun ya da (eğer iş nedeniyle bir araya geliyorsanız) arkadaş olabileceğiniz biri. Ortaklığın evlilikten farkı yok. O kadar uzun süre göreceğiniz, türlü zorluğa göğüs gereceğiniz biri ile asgari konularda anlaşabiliyor olmanız gerekir.

      Bu konuda da keza Gittigidiyor'un kurucuları ile aramızda bir uyum vardı. Ortak olmaya karar verdiğimi gün "Keyfimizle para kazanacağız" dedik. Neredeyse hiç büyük sorun yaşamadık diyebilirim. Sağolsunlar, çok düzgün insanlardır. Hakkaniyetlidirler. Böylece 2005 yılından bu yana birbirimizle değil, işimizle uğraştık. Enerjiyi böyle kullanınca da elbette işinize olumlu yanısıyor.

      Bu soruya vesile olan konuşmanın videosunu şurada izleyebilirsiniz: http://goo.gl/MBwbS

    6. Ersan Özer
      ersanasor responded to onuretci 14 Jan

      Türkiye'deki web yazılım şirketlerinin pek yeterli olmadığını düşünüyorum. Ama şunu da biliyorum ki, yazılım, tasarım bir şekilde hallediliyor.

      Bizim markapon.com işimiz şu anda büyük bir ciro yaratıyor. Bu sitenin girişimcileri başlangıçta kendi çevrelerinden ve yurtdışındaki freelancer.com gibi sitelerden buldukları kişilerle bu işe başlamışlardı. Daha sonra belirli bir büyüklüğe ulaşınca yazılım ve tasarım yenilenerek site toparlandı. Şu an bu işi yapan siteler arasında en kullanışlısı da markapon oldu bence.

      Maalesef yetenekli yazılımcı, tasarımcı bulmak sadece Türkiye'de değil, bu işlerin kalbi olan Silikon Vadisi'nde dahi sorun. Daha geçen hafta udemy.com'un kurucularından Eren Bali ile bu konuyu konuştuk. Diyor ki, "Başta düşüncem öyle değildi ama zamanla gördüm ki, bizim developer'lar buradakilerden daha parlak". Eren etohum sunumunda da benzer şeyleri söylemişti: http://goo.gl/kiH9O

      Benim fikrim, şirketlerle uğraşmak yerine...

      1) Mühendislik okuyan öğrencilere ulaşabilirsiniz. Tecrübeleri az olduğu için mutlaka sıkıntılar yaşarsanız ama günün sonunda ortaya ucuz ve belki de bir şirketten daha iyi bir yazılım çıkabilir.

      2) Bir yerde full time çalışan birileriyle freelance anlaşabilirsiniz. Sonuçta herkesin ekstra paraya ihtiyacı var. Linkedin'de bu tür profillere ulaşabilirsiniz. Projenizi anlatıp freelance çalışma imkanı olup olmadığını sorabilirsiniz.

      Eğer uğraşırsanız işinize yarayacak kişilerle çalışma imkanı bulacağınızdan eminim. Sonuç itibarıyla, hayatta her şey emek istiyor ve bu emekler asla karşılıksız kalmıyor.

    7. Ersan Özer
      ersanasor responded to onuretci 8 Jan

      Açıkçası benim bugüne kadar duyduğum bir korku hikayesi yok. Yine de içinizin rahat olması için noterden bir belge alabilirsiniz. İnternet siteleri için duymadım ama televizyon programları ve film senaryoları için yapılan bir uygulamadır. Fikrinizi kağıda dökersiniz. Noter onaylar. Ne kadar işe yarayacağız tartışılır ama ileride bir sorun yaşandığında mahkemeye bu belgeye sunabilirsiniz.

      Fakat...

      Güneşin altında çok az yeni şey var. Fikriniz zaten daha önce dünyanın bir başka yerinde uygulanmış olabilir. İyi araştırmanızı öneririm. Ayrıca fikrin klon olması mesele değil. Aksine, sizden önce yapılmış olması pek çok açıdan kolaylık sağlayacaktır.

      Bir de, hiç yapılmamış fikirle yola çıkmanın her zaman için avantaj olmadığını söylemeliyim.

      Şu iki linke göz atabilirizsiniz.

      Klon site yapmak ve yurtdışına outsource etmek: http://goo.gl/ewxOC

      Bir intetnet fikrini hayata geçirmek: http://goo.gl/hZDXk

    8. Ersan Özer

      Soralı epey zaman olmuş, cevabını öğrenmiş de olabilirsiniz :) ama sebebi şu:

      Türkiye'deki vergi kanunlarına göre, eğer şirketiniz Anonim Şirket ise ve kuruluşundan itibaren 2 yıl geçmişse, bir hisse satışı durumunda devlete vergi ödemiyorsunuz. Ama şirket limited ise (zannederim) %30 civarında vergi söz konusu oluyor.

      Bu, devlet babanın vergi konusunda yaptığı ender kolaylıklardan biri. O yüzden de faydalanmak lazım.

    9. Ersan Özer

      Ofis bilgisayarları için HP ile bir anlaşma yapıldı. Benim ilgi duyduğum / yönettiğim bir alan değil ama zannederim bu, bir tür leasing anlaşması. Çalışanın ihtiyacına göre makina & ekipman veriliyor.Yani o arkadaşımıza laptop gerekiyorsa ise laptop, büyük bir mönitör gerekiyorsa, büyük bir monitör tahsis edilmesi gibi.

    10. Ersan Özer

      Özetle: Çok parlak değil. Çünkü ilgilenmiyoruz.

      Akademi projesine elimizde iyi bir online eğitim yazılım olsun diye başladık. Temellerini de atmış olduk. Fakat daha sonra hayatımıza başka öncelikler girince maalesef başlardaki heyecanımız kalmadı.

      Şunu söyleyebilirim ki, internette eğitim videosu satılabilir. Bunu gördük. Ancak ders, kurs değil, kişisel gelişim videoları potansiyel taşıyor.

    11. Ersan Özer

      Cevapları Facebook'ta paylaşmıyorum çünkü Formspring'te (genellikle) internet ve girişimcilikle ilgili sorulara cevap veriyorum. Öte yandan, Facebook'u ise bu konulardan uzak, eş dost çevremle sınırlı tutmaya çalışıyorum.

    12. Ersan Özer

      Aslına bakarsanız mesele ego ile değil, faydalı olmaya çalışmakla alakalı.

      Ancak "4. büyük proje!" nedeniyle Formspring'e (ve kullandığım diğer sosyal paylaşım sitelerine) ilgimi bir süre için azaltmak zorunda kaldım.

      O yüzden "içten ve detaylı cevaplar" iltifatına şu sıralar layık değil maalesef.

    13. Ersan Özer

      Türkiye'de mobil internetin geleceği herkesin söylediği gibi çok çok parlak. Bunun nedeni de malum, bağlantı hızlarının iyileşmesi ve belki daha da önemlisi, ekranların giderek büyümesi.

      Yalnız burada mobil bazlı site ile mobil bazlı uygulamayı ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor.

      Örneğin ben bu akşam şehir dışında olduğum için Fenerbahçe - Sivasspor maçının canlı anlatımını Sporx'in mobil versiyonundan takip ettim. Web siteleri arayüzlerini mobile uygun hale getirerek cep telefonundan ulaşılır hale getirdikleri için siz sadece mobil bazlı site yaptığınızda onlarla rekabet halinde olmaya devam ediyorsunuz.

      Sitenizin web versiyonunun olmaması size sadece ziyaretçi / müşteri kaybettiriyor. Bir avantaj sağlamıyor. Fakat mobil uygulama yaptığınızda, bir internet sitesinin imkanlarından daha fazlasını sunabiliyorsunuz.

      Aslına bakarsanız dertler web'de de, mobil'de de aynı. Önce bir iş modeli bulacaksınız, sonra da iş modeliniz ne gerektiriyorsa o şekilde ilerleyeceksiniz.

      Bir de şunu ekleyeyim: Reklama dayalı iş modellerini kimseye önermem. Ama 2010'da sektördeki mobil reklam satın alma ajanslarının sayısı epey arttı. İçlerinde arkadaşlarım olduğu için biliyorum, artık mobil reklam satışı sayesinde şirketleri idame ettirdikleri gibi, ufak ufak da olsa büyüyorlar. Bu da tabii mobil girişimciler için hayırlı bir haber. Artık reklam geliri üzerine kurulu siteler, uygulamalar yapmak mümkün hale geldi.

    14. Ersan Özer

      Yüzde yüz dedikodu. Ben Gittigidiyor'un ortağı değilim ama Magnet'te ortaklarım oldukları için gelişmeleri biliyorum.

      PayPal Türkiye'ye geldi aslında. Hatta Türkçe newsletter bile gönderiyorlar. Ama Türkiye'de tam manasıyla aktif olmama sebepleri Gittigidiyor değil, Türkiye'nin bizzat kendisi.

      Maalesef bu büyük internet firmaları, onlar için yeterince ticari potansiyel vaad etmediğimiz için bizi bu kadar önemsiyorlar. Aksi olsa, kolaylıkla çözülebilecek (ve kolaylıkla da çözülen) bir sorundan ötürü Youtube bu kadar süre yasaklı kalamazdı.

    15. Ersan Özer

      Öncelikle sorunuzun not kısmına dair bir açıklama yapayım:

      Klonlamaya internette, özellikle de ülkemizde tü kaka olarak bakılıyor. Oysa sonuç itibarıyla siz bir iş modelinin / ürünün aynısını yapıyorsunuz.

      Yeni bir İtalyan lokantası açıldığını gördüğümüzde, "Il Padrino'yu klonlamış" demiyoruz, "Bizim sokağın başına yeni bir İtalyan restoranı açıldı" diyoruz. Benzer şekilde, ürün yelpazesine sarmısaklı yoğurdu ekleyen bir markayı gördüğümüzde, "Tikveşli'yi klonlamış" demiyoruz, "Pınar DA sarmısaklı yoğurt" çıkarmış diyoruz.

      Dolayısıyla ticaret yaparken "klona karşıyım" demek iyi bir yaklaşım olmayabilir. Ayrıca yeni (ve başarılı) bir model yaratma yeteneği de öyle her insana / şirkete bahşedilen bir şey değil. Denemelerin büyük kısmı başarısızlıkla sonuçlanabiliyor.

      Sorunuzun asıl yanıtına gelince, internet sitesinin yazılımını yurtdışına outsource etmekten kastınız herhalde freelance sitelerini kullanmak.

      Tabii ki yazılımın ne kadar kapsamlı olduğu önemli ama Hindistan'da 1000 dolara yazdıracağınız bir yazılımdan ne kadar hayır gelir hiç emin değilim. Benim gözlemim bu tür sitelerde pek parlak insanların olmadığı yönünde. (Elbette hepsi öyle değildir ama genel kanaatim bu yönde.)

      Ayrıca yazılımı yazdırmakla iş bitmiyor ki. Bakımının yapılması, ihtiyaçlara göre geliştirilmesi de lazım. Örneğin, yazılım işleyişte kusursuz olabilir ama 500 kişi aynı anda girdiği zaman çöker. Benim deneyimlerim, yayına başladıktan sonra pek çok optimizasyon, değişiklik, iyileştirme, geliştirmek yapmak gerektiği yönünde.

      Yazılıma ayıracak paranız yoksa iyi bir yazılımcıyı ortak ederek yol arkadaşınız yapabilirsiniz. Gittigidiyor'un ortakları ilk kuruldukları dönemde sırf bu sebepten 3 yazılımcıya ortaklık vermişlerdi.

    16. Ersan Özer

      İlginize teşekkür ederim. Ancak ben de bir girişimci olduğum için internet projelerinin benimle paylaşılmasını istemiyorum.

      Aynı proje veya benzeri benim de aklımda olabilir. Bir gün hayata da geçirirsem projesini benimle paylaşan kişilerin akıllarında herhangi bir soru işareti oluşmasını istemem doğrusu.

    17. Ersan Özer

      İnternet siteleri ile televizyonu, gazeteyi, radyoyu her açıdan karşılaştırmak mümkün. Zaten karşılaştırılıyorlar da.

      İnternet bir mecra sonuçta. Gazete haberlerini kağıt taşıyor, televizyon programlarını televizyon sinyalleri, internet sitelerini ise internet ağı.

      Ben tematik televizyonlarla UZMANV karşılaştırmasını ise erişim yönünden yapmıştım. Şöyle düşünelim: Bir taraf (mesela Fashion TV, UZMANTV, İz TV,) içerik üretiyor. Bu içeriği bir yöntemle (internet ağı, iPhone cihazı, televizyon) insanlara ulaştırıyor. Ve diğer taraf da bu içeriği tüketiyor.

      Erişim deyince içeriğin ulaştırılma şeklini değil, içeriğinizi kaç kişinin tükettiğini kast ediyoruz.

    18. Ersan Özer

      Açıkçası ben hayatta çok planlı programlı ilerleyen biri değilim.

      Hadımköy İlköğretim Okulu, üstüne Bakırköy Endüstri Meslek Lisesi ve en son da Anadolu Üniversitesi İletişim Sanatları'ndan mezun oldum. Robert Kolej'in ardından Boğaziçi'nde okusam belki "kariyer planı" yapabilirdim ama hayat bana böyle bir şansı tanımadı maalesef. Tek derdim, tutunmaktı.

      Medyada çalıştığım 7 yılda 7 farklı kurumda ve birbirinden alakasız işlerde çalıştım. (Dergicilik, gazetecilik, TV yazarlığı, TV yönetmenliği, TV haber editörlüğü.) Bu da keza benim plansız programsız bir iş hayatım olduğunu gösteriyor.

      İnternet sitesi yapmak ise benim 8. işimdi. Doğrusunu söylemek gerekirse, niyetim internet girişimcisi olmak değildi. İnternete bugün olduğu gibi o zaman da aşkla bağlıydım ve bu kadar sevdiğim bir işin içinde olmak bana her zaman büyük haz verdi.

      Özetle, girişimcilik dönemim dahil, hiçbir zaman geriye dönüp "Acaba doğru yolda mıyım?" diye düşünmüş değilim. Hayat beni ne tarafa iteklerse ben de o tarafa yöneldim. Hayat iteklerken basıncı kararında tutmuş olmalı ki çok şükür yere kapaklanmadan bu yaşıma gelebildim. :)

    19. Ersan Özer

      Bu sorunun cevabı aslında çok çok çok uzun. Daha doğrusu, başlıklar üç aşağı beş yukarı belli ama her başlığın altında pek çok yol ayrımı var.

      İlk aklıma gelenleri yazarak bir check list oluşturmaya çalışayım. (Eksikler olabilir ve başlıkların herbirini de açmak lazım. Gelen sorular doğrultusunda eksikleri tamamlamaya çalışırım.)

      Bir şey daha söylemem lazım. Bu listenin amacı şu anda çalıştığınız yerden aldığınız maaşla girişiminizden elde edeceğiniz geliri yer değiştirmek değil. Hedef, aylık gelirinizi (misal) en az 10 katına çıkarmak.

      "Ohoo! Bu kadar yazıyı kim okuyacak şimdi?" diyenlere ise patronlarıyla iyi geçinmelerini ve varolan işlerine sıkı sıkıya sarılmalarını tavsiye ederim.

      YAPILACAKLAR LİSTESİ

      Girişimci olmayı kafaya koy
      Benim deneyimlerim, "Maaşımı almaya devam edeyim, bir yandan da bir şeyler yapayım" zihniyetiyle kayda değer işler çıkmadığını gösteriyor. Elinizi taşın altına koymanız lazım. Eğer üzerine bir hayat kuracak bir işe sahip olmak istiyorsanız, hayatınızı bu yola adamalısınız.

      İnternete uygun bir iş fikri bul
      Bunun için önünüzde 3 seçenek var:
      1) Varolan bir modeli olduğu gibi klonlamak. Riskin az olduğu bir seçenektir. Mesela Groupon modelini uygulayan Grupanya, Markapon gibi.
      2) Varolan bir modeli Türkiye'ye uyarlamak. Orta seviyede risklidir. Ama ilk olduğunuz için rekabet az olacağından getirisi yüksektir. Mesela Ebay modeline güvenli ticaret döngüsünü ekleyen Gittigidiyor gibi.
      3) Yeni bir model yaratmak. En riskli seçenektir. İnternet dünyasını iyi takip ediyor olmanız ve iş kokusu almaya dair burnunuza güvenmeniz gerekir. Buna iyi bir örnek bulamadım. Hadi paraya dönüştürme (monetize) sorunlarına rağmen, itiraf.com diyeyim.

      Ortaklı iş yapıp yapmayacağına karar ver
      Yeteneklerinizin, kapasitenizin farkındaysanız, eksiklerinizi tamamlayan bir veya iki ortakla (daha fazla olmasın) yola çıkmak daha mantıklı olacaktır. Örneğin ben ürün geliştirmeyi iyi bilen fakat şirket yönetimiyle ilgilenmek istemeyen / nispeten de beceremeyen biriyim. Bu nedenle Gittigidiyor ortaklarıyla birlikte yola çıkarak sadece ürüne odaklanma imkanı buldum.

      Hedeflerini belirle
      İş planı dökümanlarına inanmayan birinin. Hele de Türkiye gibi sosyal / sektörel data'nın bulanamadığı bir ülkede iş planları genelde "atmasyon" oluyor. Bunun yerine, kendi başarı hedeflerinizi belirlemeniz yerinde olur. Şu kadar zamanda şu kadar üye, şu kadar gelir gibi.

      Yol haritanı kağıda dök
      Aslına bakarsanız burada yazdıklarımı bir yol haritası olarak alabilirsiniz. Fakat modelinize göre farklılıklar gösterebilir. Kimi işte önce yatırımcı bulmanız (çünkü ciddi bir yatırım gerektiriyordur) kimi işte önce yazılımcı bulmanız (çünkü ülkede aklınızdaki yazılımı yapabilecek know-how olmayabilir) gerekecektir.

      İyi bir domain ara
      Markanız çok önemli. Şansınız yaver giderse 10 dolara bir marka edinebilirsiniz. Ya da bizim şehre özel arkadaşlık işinde olduğu gibi 3 alanadına 61 bin dolar vermeniz gerekebilir. Ama her halükarda önemli bir kalem olduğu için ayrı bir başlık olarak değerlendirmeniz şart.

      İyi bir tasarımcı bul
      Türkiye'de ne yazık ki siteler tasarım ve kullanışlılıktan yana epey sorunlu. Bu konuyu çok ciddiye almanızı ve kılı kırk yarmanızı öneririm. Benim gözümde, iki önemli kalemden biri. (Diğeri yazılım.) Daimi bir tasarımcı şart olmayabilir. Dışarıdan biri ile çalışabilirsiniz.

      Yazılıma karar ver
      Bunun için önünüzde hazır yazılım kullanma veya kendi yazılımınızı üretme seçenekleri var. Hazır yazılımı önermem. Kendi yazılımınızı yapmanın da işin gereklerine göre kolay veya meşakkatli olduğunu söyleyebilirim. Zor bir yazılımınız varsa basitten başlayıp geliştirmeyi fazlara ayırmanız yerinde olur.

      İyi bir yazılımcı bul
      Tasarımcıya göre daha şanslısınız. Burada dışarıya yazdırma veya kadrolu personel ile çalışma seçenekleriniz var. Benim tercihimi her zaman ikincisi oldu. Ama genelde maliyetinin düşük olmasından ötürü ilki tercih ediliyor.

      Hosting meselesini hallet
      Sitenizi barındıracağınız bir yer bulmalısınız. Yurtdışından bir firma kolay ve ucuz bir seçenek olarak görünse de yurtdışı internet bağlantımızın sorunlu olmasından dolayı Türkiye'den, daha doğrusu sunucuları Türkiye'de olan bir firmayı seçmenizi tavsiye ederim.

      Muhasebeci bul
      Yavaş yavaş para pul işlerine giriyoruz. Bir sonraki aşama olan şirket kurmaya gelebilmek için (iyi) bir muhasebeci bulmanız gerekiyor. Burada da dışarıdan çalışma veya personeliz olarak istihdam etme seçenekleri var. Kimi işlerde muhasebeci istihdamına gerek yok. Ama mesela bizim arkadaşlık işi gibi her ay binlerce (ayrı) fatura kesmek zorundaysanız bunu şirket içinde halletmeniz gerekiyor.

      Şirket kur
      Bu aşamada önünüzde limited şirket veya anonim şirket kurma seçeneği var. (Şahıs şirketi uygun olur mu bilmiyorum.) Limited kurmak kolay. Ama internet işlerinde hisse satma yaygın olduğu için baştan A.Ş olmanızı tavsiye ederim. Anonim şirket kurmak hiç kolay değil. Çok ortak ve en az 50 bin TL sermaye gerekiyor. Ama mesela 2 sene sonunda hisse satışıyla cash out yapma imkanı çıkarsa 5 kuruş vergi ödemeden parayı cebinize koyabilirsiniz. (Diğer türlü %30'u vergiye gidiyor.)

      Siteyi aç
      Çok şükür siteniz bitti. Artık görücüye çıkabilirsiniz. Ama henüz bağırmaya başlamayın. Önce eş-dost çevresinde duyurun. Davetiyeyle kullanıcı kabul etme de olabilir. Çünkü tasarımda birçok ince ayar gerekecek ve yazılımda kesin pek pek çok hatanız olacaktır. Sahneye çıkmadan evvel mümkün olduğunca hazır olmanız gerekiyor. Moraliniz bozulmasın ama (tabii işin niteliğine bağlı olarak) "çok şükür bitti" dedikten sonra, siteyi son haline getirme aşamasının aylar sürdüğü bile olabiliyor.

      SEO için kafa yor
      Doğal trafikten yararlanabilmek için tasarım ve yazılım aşamasında SEO kurallarına dikkat etmeniz şart. Bu bir bilim. Hatta astroloji gibi bir ilim. Mutlak doğruları kadar sürü sepet de efsanesi var. Okuyacaksınız, danışacaksınız, öğreneceksiniz. Başka kaçarı yok. Profesyonel destek almanız da yerinde olabilir.

      Tanıtıma odaklan
      Artık bağırmaya hazırız. SEO da tamam. Bundan sonra sosyal ve geleneksel medyadan yararlanmaya başlamanız ve para harcayarak pazarlama yapmanız gerekiyor. "Hadi şimdi ziyaretçiler / müşteriler gelsin" diyerek ellerinizi göğe açmakla bir yere varılmıyor. Bu aşamanın önemi neredeyse projenin kendisiyle eşdeğer. Tanıtım için bir plan yapmalısınız, yol haritası çıkarmalısınız, imkanları en iyi şekilde değerlendirmelisiniz.

      Adwords kampanyası başlat
      Deneyimlerim gösteriyor ki (maalesef) Adwords'süz olmuyor. Maalesef diyorum çünkü sadece Adwords'e mahkum olmak insanın canını sıkabiliyor. Adwords search kampanyası şart. Adwords display network'ü ise kontrolü kullanmanızı öneririm. Kolay görünmesine rağmen Adwords'ü etkili kullanmak sandığınız gibi basit değil. Okuyup öğreneceksiniz, başka yolu yok.

      Adwords dışında internet reklam mecraları bul
      Para harcanarak yapılan reklamları kast ediyorum. Adwords dışındaki reklam ağları, affiliate ağları, oyun ağları, Facebook reklamları gibi. Ancak ne yazık ki, hiçbirinden Adwords kadar başarılı dönüş elde edemiyorsunuz.

      İnternet dışında reklam mecraları bul
      Televizyon bu ülkenin en en çok tüketilen mecrası. Bunu akıldan çıkarmamak lazım. Marka oluşturma açısından etkisi tartışılmaz. Gazete, dergi reklamlarına para harcamamanızı öneririm. Outdoor'u ise şartsa kullanabilirsiniz. Gerilla reklamcılık ise düşük maliyetinden ötürü iyi bir seçenek olabilir.

      Trafik için sosyal medyadan faydalan
      Türkiye'de "sosyal medyadan çok insana ulaşmak" deyince aklınıza ilk Facebook gelsin. Ama insanların Facebook'tayken ilgileri başka yerlere olduğu için dönüş almak kolay değil. Twitter şöyle böyle, Friendfeed ise vakit kaybı diyebilirim. Diğerlerine ise hiç bulaşmayın. (Gerçi bir ara bizim Timsah, Stumbleupon'dan fena trafik almıyordu.)

      Para kazanmaya başla
      Artık paraları istifleme zamanı. Tanıtımla koşut olarak para kazanmaya odaklanmalısınız. Tanıtım gibi bunun altına da pek çok madde gelebilir, yüzlerce sayfa yazılabilir. Sadece şunu söyleyeyim: Para kazanamıyorsunuz projeyi öldürmekten kaçınmayın. Kendinizi bir direnme süresi belirleyin. Bu tür durumlarda sorun hep pazar koşullarında aranır ama genelde proje sahiplerinde veya iş modelinde olur.

      Yatırımcı bul
      Benim önerim yatırımı işi kurmak için değil, büyütmek için almanız. Zaten yatırımcılar da genelde bunu tercih eder. Kimi modellerde işi büyütmek değil de, para kazanmak için de yatırım alınabilir. (Pazarlamaya harcamak veya satış ekibi kurmak gibi.) Maalesef bu başlık da altına yüzlerce sayfa yazmaya müsait. Ama cevap çok uzadığı için artık bitirmek istiyorum. :)

      Hedeflerini büyüt
      Çok para kazanıyorsunuz ve / veya yatırım aldınız... Artık vizyonu daha da genişletme zamanı! İşinizi yurtdışına taşıyabilir, rakip site satın alabilir, hatta borsaya girebilirsiniz. The Sky's the limit! Go for it.

      Siteyi sat
      Artık göklere ulaştığınıza göre sefa sürme zamanı gelmiş olabilir. Sitenizi sat, parayı cebine koy, binlerce dertten kurtul. Kesinlikle hak ettiniz. Artık biraz da ailenize zaman ayırın. Kefenin cebi yok.

      Miami'ye tatile git
      Bir kalıp olduğu için söyledim ama aslında Miami dediğin yer Kumburgaz'dan farklı değil. Onun yerine Tayland Puket'e gitmenizi öneririm. E bana da bir yemek ısmarlarsınız artık, değl mi? :)

    20. Ersan Özer

      Öncesinde hiç öyle bir şey yoktu ama çocuk sahibi olduktan sonra şu hayattaki en büyük korkum "ölüm korkusu" oldu.

      Bu korku benimle ilgili değil aslında. Oğlumu yalnız bırakmaktan korkuyorum. O ayaklarının üzerinde durana kadar yanında olmak istiyorum.

friends
smiles
3 all-time

Ersan Özer’s Bio

İnternet girişimcisi. El emeğim göz nurum: uzmantv.com istanbul.net (Geçmişte itiraf.com) Şunlara da ortağım: markapon.com timsah.com yenimoda.com pembepanjur.com giderosmobile.com

Who made Ersan Özer smile

  • M. Serdar Kuzuloğlu
See all »

Who Ersan Özer responded to

  • onuretci
  • Alper DURUKAN
  • Y.Emre GÜZER
  • Murat SUNA
  • TrueTime
  • Taci Yalçın
  • Erdal Kaplanseren
See all »

Who Ersan Özer is following

  • Özer
  • Melin OZTURK
  • alemsah
  • ozgur
  • M. Serdar Kuzuloğlu
  • Hasan Yalcin
  • Eray Endes
  • pinar
  • Hasan Yalcinkaya
See all »

Who is following Ersan Özer

  • SB
  • alatifkose
  • LinguaAA Dil Hizmetleri - Language Services
  • İsmail BASKIN
  • punkhayat
  • blux
  • sahinsecil
  • alperaydin64
  • bilalkocak
See all »