??

RSS Feed
    1. Yasemin
      yesmenyes responded to awakencordy 18h

      2. soru: Bir film ya da dizinin içinde yaşayacaksınız ama hile yok: çıkış yok, geride bıraktıklarınızla temasa geçmek yok, tamamen o evrende kalacak ve orada yaşayacaksınız. Oradaki karakterlerin sizinle teması da garanti değil. Hangisi olurdu?

      kitap da oluyormuş madem ben kitap olarak cevaplayım o zaman.

      405 evreninde yaşamak isterdim. olay illa masaya girmek, james, opal vs. değil. genel olarak 405 evrenini yönetim şekli, insanların yaşamı olarak ele aldığımda orda yaşasam mutlu olacağımı düşünüyorum.

    2. Dilek
      blabucu responded to awakencordy 25 May

      Sormaya dare edildim: sabah merak etmiştim, merakımı tatmin etmek isteyenler ciddiye alabilir :D Dedim ki, sizce benim iyi olduğum taraf nedir yazım konusunda? Aile, seks, karakter, diyalog, aşk, trajedi gibi teknik konular, fandom değil..

      Ya sen ne kadar kendini beğenmiş, ne kadar ilgi açı bir insansın ya? http://i.imgur.com/dr4mB.gif

      Şaka len şaka. *holy water* http://i.imgur.com/rYH9v.gif

      Twitterdaki cevabımı tekrarlayayım.

      1. Diyalog: muhtemelen yazdığın şey tamamen diyaloglardan oluşsa yine de anlaşılır. (Vay, otantik challenge.)

      2. Acı, elem, keder: Istırap denizlerinde dibi delik bir takayla dalgaların arasında yolunu bulmaya çalıştı gibi bir tarz değil tabii. Atıyorum, "her zaman yastığının üzerinde katlı duran pijamaları aldı ve sandığa kapattı" gibi, böyle INNOCENCE LOST ya da BUNDAN SONRA HİÇ PORTAKAL SUYU İÇEMEYECEK, OMLET YİYEMEYECEK (Arya on Joyce's death) tarzı şeyler. You do it. I love it. Hepimiz mazoyuz.

    3. awakencordy

      Belki bu soruyu daha önce cevapladınız ya da yorumladınız ama bulamadım bu yüzden tekrar soracağım çünkü merak ediyorum.. Supernatural'ın neden 6-7. sezonlarda kötü olduğunu düşünüyorsunuz? Sizce eksikleri neler?

      Karakterlerin sesleri degisti, bu bir. Yazar olarak degil, dusunce olarak kisilik olarak soyledikleri seyler yaptiklari seyler ilk bes sezonda tanidigimiz karakterlerin disina cikmaya basladi, ozellikle dean icin. Sera'nin daha cok sam'ci olmasinin boyle bir etki yaratmasindan korkuyorduk, oldu zaten.

      Ikinci olarak girisler yapildi ama gelismedi ve sonuclar da manasiz oldu. Girilen plotlar havada kaldi, beni en rahatsiz eden seylerden biri de buydu.

      Ucuncu olarak "ozumuze donecegiz" diyerek hatali bir karar verdiler, dizinin dengesini baltaladilar. Cevredeki destek veren baglari katletmeden de oze donulebilirdi ki bence oze donulmeye de gerek yoktu, o ayri. Sera'nin ideolojisinin "sirf sam dean olsun" takintisi beni rahatsiz etti acikcasi, bu cocuklar bes senede yeni bir aile kurmuslardi, sera bunu gelisimden cok fazlalik olarak gordu.

      Misha'nin diziden cikartilmasi da basarisiz bir karardi, castiel karakterinin diziye kattiklarindan sera memnun olmadigini soyleyerek bunu daha da cikmaza soktu ama bak ne oldu, sonunda geri adim atmak zorunda kaldi. Evet cas sadece 4 bolum kalmasi icin yaratilmisti ama sonra o karakter yerlestiyse sen ilk fikrin olan "gitmeli, ana karar oydu"ya gelmemelisin, karakterlerinin cevresindeki her boslugu dolduran karakteri diziden alirsan o ev coker, nitekim coktu de.

      Sera'nin yonetimden cekilmesini hic beklemiyordum ama kendi cekildiyse dizinin menfaatini kendi cikarlarindan ustte tutuyor demektir, saygi duyarim. Kendisi faith gibi bir efsane bolumun yazari, dusmanligim yok, sadece yonetime uygun degilmis, onu anladik.

    4. awakencordy

      AO3'ten beklediğinizi alabiliyor musunuz? Yani, AO3'ü açma sebebiniz neydi ve o sebep işe yaradı mı?

      AO3'teki zaten var olan hesabimi kullanmaya karar vermemin sebebi promptlari organize bir yerde tutmakti.. Zira o kadar kisa seyleri veranktonda uzun fic gibi koymak hosuma gitmiyordu ve formspringde sonradan gelen insanlarin bulabilecekleri bir duzende de degildiler, o yuzden promptlari oraya koymaya karar verdim.. O acidan istedigimi verdi, evet. Hem ao3'e turkce bir yazar da girmis oldu, hem de benim kafamdaki problem cozuldu.

      Yazarken oraya da koyma fikri ise tamamen farkli bir duzlemden geldi, ben bunu zaten baska bir yerde (abluebird) yapiyordum ama oradaki insanlari da bir seye zorluyor gibi hissetmeye basladim (ki alakasi yoktu ama fikir aklima bir kere girmisti maalesef), gereksiz baskiyi kesmek istedim. Baska bir deyisle 10 senedir ogretmeye calistigim sey hakkinda pes ettim, havlu attim.

      Bu pes edisten sonra bekletmenin nasilsa artik manasi olmayacak diyerek hazir elimdeyken yazarken oraya koymaya basladim. Like seklinde tepki vermeye alismis olanlar orada kudoslamaya basladi, garip bir sekilde yorum birakmaya baslayanlar da oldu, halen pek anlamis degilim ne oluyor :))

      Ama genel olarak memnunum, evet. Sistemi beni zorlamiyor. Bu hafta orada biriken uzunlari veranktona tasima hedefindeyim mesela, gorecegiz nasil olacak :)

    5. awakencordy
      awakencordy responded to Formspring 23 May via iOS

      How did you celebrate your most recent birthday?

      I DONT REMEMBER, WHAT. Normal bir gundu kutlamalar ve yemek haric. ERTESI HAFTASI JARED BANA YASLANIP GULME KRIZINE GIRDI FORMSPRING, TOP THAT.

    6. awakencordy

      Bu sorum yazar degil de bir avukat olan awakena geliyor, nasil bitirdin o okulu nasil ezberledin kalin kitaplari anayasalari.. Ne olacagimi secmem gereken bir donemdeyim.. Oneriyor musun hukuk okumayi?

      anon bu soruyu O KADAR cevapladım ki artık cevabı ezberledim.. "smiled at" yaptığım sorularda da inerek listeleri bulabilirsin..

      nasıl bitirdim, bir şekilde bitirdim.. hukuk maalesef kimsenin kimseye reçete veremeyeceği bir bölüm, kimisi ezberler kimisi anlar.. beynim büzüldü ama bir şekilde yaptım..

      kelime seçimin ilgi çekici, avukat olmayı önerip önermediğimi değil, hukuk okuyup okumamayı önerip önermediğimi sormuşsun.. bilinçaltından geliyorsa çok yanlış yönlere gidiyor olabilirsin, önemli olan mesleğini seçmen, fakülteyi değil.. ha bilerek meslek mana ederek bu şekilde sorduysan da doğru kelimeleri kullanmayı acilen öğrenmen gerek :D

      fakülte okumak önerilir mi bilemem ama hukuk merak ediyorsanız elbette önereceğim bir fakülte, en kısa yoldan HER ŞEY hakkında bilgi sahibi olmanızı ve uzmanlaşmanızı garantileyen başka bir fakülte yok.. insanın elinin değdiği, değmediği veya değebileceği her şey hakkında eğitim alıyorsunuz..

      meslek olaraksa ben sadece isteyenlerin yapması gerektiğine inanıyorum.. hukuk fakültesi kolay değil, hukuk zihin yapısı hiç kolay değil, bu işi yapmak ayrı bir zorluk.. topluma yansıtılan ~koca koca kitapları ezberleme kısmı bu işin en kolay yanı, ama herkes en zor kısmı o zannediyor..

      okuldan sonrası hakkında düşünüp bu işi hala yapabileceğinize inanıyorsanız, seviyor ve bilimini merak ediyorsanız, elbette öneririm..

    7. Dilek
      blabucu responded to awakencordy 21 May

      ben de sana sorayım: tony/pepper mı tony/steve mi? neden ?

      Her ikisi de kulvarlarında hede hödö ama kalıcı olan bence Tony/Pepper. (şok dolu seslerini duydum, my one dimentionality is showing onu da biliyom.)

      Sen demişsin ya Tony aslında Pepper'ı yoruyor diye. Ona katılmıyorum. Steve'in duygusal olarak Tony'nin üzerine yıktığı bir takım kompleksler ve yüklerin yanında Pepper'ın elindeki hiperaktif adamı kontrol altına almaya çalışmasının lafı olmaz.

      Burada "Captain America" ideolojisiyle büyümüş ve babasının gözünde hiç o kadar değerli olamamış bir öz evladın, o ideolijinin bedene bürünmüş haline aşık olmasından bahsediyoruz. Aralarındaki ilişkinin değişik gelişimlerine tanık olmadım (aka fanfic okumadım) ama bence Tony'nin "daddy issues"u ile başlayıp, birbirlerini yıprattıktan sonra bir yerde "tamam, arkadaş olalım, canımsın" diyerek ayrılacaklarını düşünüyorum Steve ile.

      Yani demem o ki Steve, Tony'nin hayatında babasının yansıması iken, Pepper Tony'e dair ne kadar iyi şey varsa onu temsil ediyor. Bir seçim yapması gerekirse Tony'nin de Pepper'ı seçeceğini düşünüyorum.

      AHANDA AYNI FİKİRDE DEĞİLİZ.

    8. nevereasy

      ablanla birbirinizin ilişkilerine karışırmısınız?

      ilişkilere karışmak demeyelim de fikir belirtme, akıl verme diyelim :)) ama ben onun arkadaşlarına karışırım. sevmemişsem mesela birini hemen söylerim de benimki direkt kıskançlık *_* :))

    9. Dilek

      Tom Hiddleston 12. Doctor olsa, nasıl olur? *kalp*

      Cok guzel olur ama Hiddleston TV actorlugu yapacak kadar rahat bir programa sahip degildir bence. Hele de Avengers'dan sonra kalkip bir suru film teklifi varken tv'ye donmez.

      12 bence yine bilinmedik bir tip olacak Matt gibi. En azindan ben bilmiyordum.

    10. nevereasy
      nevereasy responded to blabucu 16 May

      Bana ablan hakkında ZARARLI 3 sır verir misin peki bacım? Hadi bakiym, sıkıyorsa...

      ahahahah özele gel özele :))

    11. nevereasy

      Herkes üniversite soracak biliyorum; cevaplamak istemezseniz lütfen silin :) bize ablanız hakkında zararsız 3 sır verebilir misiniz? 3 iyi/kötü de olur :) en iyi siz tanıyors

      işte elime düştü nihahaha :)) veririm tabii. veriyorum hemen:
      1. işten eve geldiğinde yarım saat ona dokunmayacaksın, genelde ben üstüne çıkmaya çalıştığım için kızar :)
      2. oyuncak ayı gibi ayıptır söylemesi, karnında bir nokta var, oraya basınca mütemadiyen güler :)
      3. bunu biliyor olabilirsiniz: aşırı su içer, su kırpası gibi.

    12. nevereasy

      Bunu sizden daha iyi kimse cevaplayamaz sanırım: awakencordy ve ablanız arasında 3 fark sayabilir misiniz?? :)

      buna cevap veremem sanırım, çünkü soruyu okuduktan sonra "awakencordy kim ki" dedim :)) üstelik ben onun intenette de takipçisi değilim. awakencordy benim için sadece bir nickname. buna ancak ablamla aynı evde yaşamayan ve onu internetten takip eden bir arkadaşı cevap verebilir. abla o işte ya, yan odada oturuyo, awaken kim kii :)))

    13. nevereasy
      nevereasy responded to blabucu 11 May

      Kimsin kardeşim sen? Ne işin var burada?

      ahahah kardeşim ben kardeş! BA.

    14. nevereasy

      Arkadaşım dedi de inanamadım! Ona da sordum ama twıttera yattım demiş; gerçekten kardeşi misiniz???

      evit gerçekten kardeşiyim. hatta bizi birbirimize benzetenler bile oluyor bence hiç benzemiyoruz.. ehe ehe. :):)

    15. nevereasy

      ne güzel gülmüşsünüz öyle, tanışabilir miyiz?

    16. awakencordy

      castle'ın son bölümüni izledin mi? izlediysen yorumlarınızı alabilir miyim?

      Hah aklım başımdayken konuşayım :)) Dün gece @Keidis'teydim, Avengers'tan döndük gece sohbet muhabbet falan, saat 1'i geçerken de yatmaya hazırlandık, o arada Castle aklımıza geldi, YAW SEZON FİNALİ BU KADAR DEDİLER AÇ AÇ DAYANAMİCİİM olduk, beraber açtık ama görmeniz lazım diğerleri uyanmasın diye gayet kulaklığı ortamızda tutup sesi açtık falan öyle bir adanmışlıkla izliyoruz :))

      "I'm done" kısmında gayet NOOOOOO olduk, ama hak etmişti Kate artık, ben cidden çok huzursuz oldum, Castle kızdığında hakkıyla kızıyor çünkü, bir de dosyayı sildi falan ya dedim ALLAHIM BU MÜZİK DE KÖTÜ BAK Bİ HAYIR ÇIKMICAK AYRI KALACAKLAR ÜVE ki ondan önce bunlar kavga ediyorlarken daha Rick bir anda "i love you!" dediğinde öyle bir zıpladık ki anlatamam!

      ideal ideal tam olması gereken bir i love youydu, romantik bir sahnede yumuşak yumuşak söyleseydi inanılmaz hayal kırıklığına uğrayacaktım derken bir de üzerine Kate'in sekmeden ŞİMDİ Mİ BUNU KONUŞACAZ HASTA MISIN'I ayrıca gerçek kıldı, ağladım sevinçten!

      Sonra ne oldu? Hah kapıyı açtı falan, o olduğunu o anda anladım ben açıkçası, cidden angst bekliyordum artık çünkü "i love you" da yeterince bize söz verdikleri eşik atlamasıydı, ama sonra kate "you" dediğinde ALLAHIAAAAAAAM olarak koltuklara tırmandık gece gece! Hayatımdaki iki insan sonunda birleşmiş gibi sevindim yemin ederim, o kadar gerçekler çünkü bunlar, hasta ediyorlar beni.

      Bittiğinde dediğim şeyi tekrarlıyorum, Bones gayet gidip kendini vurabilir. UST böyle halledilir arkadaşım. Nolur seneye batırmasınlar noluuuuur.

    17. Nazli T.

      alttaki şu muhabbeti gördüm de, bildiğin, önerebileceğin türkçe dean/cas ficleri var mı? tabi türkçe okuyorsan :)

      maalesef :) turkce bir tek awaken'nin ficlerini okuyorum, onun disinda ingilizce.

    18. Dilek

      (dD) Avengers daha cok hanginizin fandomu diyebiliriz ve neden? (hayran hikayesi dusunuyor musunuz bide?)

      Avengers @awakencordy'nin fandomu *teknik* olarak. Ben takip etmiyorum, fic okumuyorum, yazmıyorum ama kimin kiminle şiplendiğini ve neden şiplendiğini biliyorum. (fandom = şip ya. /shallow>)

    19. awakencordy

      şu sıralarda propmt hatlarınızı ve sizin yorumlar hakkında söylediklerinizi takip ettiğimde eskisi kadar çok okunmadığınızı düşünüyorum. bu sizi endişelendiriyor mu?

      LOL thank you be anon! :)))) Çok süper hissettim valla :D Tam da aha şu tweetim üzerine attın soruyu yalnız, ben ne edeyim şimdi: http://bit.ly/HLfTB2

      Gel dertleşelim seninle, ben de o sırada o tweetle ilgili düşüncelerimi bir organize edeyim..

      Aslına bakarsan ben hiçbir zaman tam olarak ne kadar okunduğumu bilmedim, o yüzden karşılaştırabilecek durumda değilim diyebilirim.. Herkesin eline teker teker şifreli verdiğim dönemlerde bile insanlar arkadaşlarıyla paylaştılar, hiçbir zaman tam kafa sayısı verebilecek durumda olamadım.. O yüzden net sayı gibi bir bilgim yok, ancak işte sayaçlardan falan ne elde edebilirsem onu biliyorum..

      Ancak tabii ki saf değilim, genel olarak okunma oranımda bir düşüş olduğunu biliyor ve düşünüyorum.. Birçok sebebi var tabii ki, bunlardan temel olanı artık o kadar güzel yazmıyor olduğum da olabilir, bunu hiç inkar etmedim ve hep ihtimal dahilinde tuttum.. Onun dışında a) insanların okumadıkları fandomlara yazıyor olabilirim, b) okumadıkları çiftlere yazıyor olabilirim, c) okudukları çiftlere okumayacakları konular yazıyor olabilirim.. ya da d) artık okumuyorlardır, o da olabilir.. Başka dillere veya başka yazarlara geçmiş veya toptan okumayı bırakmış da olabilirler.. Benim kendi arkadaşlarımdan beni okumayı bırakanlar varken tanımadığım insanların beni okumayı bırakması beni şok eden bir şey değil :)) Bir şekilde BİR ŞEYLER okusunlar da, problem değil..

      Beni endişelendiriyor mu, tabii ki endişelendiriyor.. Ama geceleri uykularım kaçmıyor, o kadar da değil.. Bir şekilde hala okuyan bir kitle var, onlar yok olsa bile ingilizce yazarım ve halen pazarda yer almaya devam ederim, olay illa okunmaksa.. Ama olay ilk aşamada okunmak değil, o yüzden uykularım kaçmıyor :))

      Bluebird konusuna gelirsem şimdi.. Bluebird ve Verankton'u ben her zaman bir elmanın iki yarısı olarak düşündüm, çoğu kişi ayrı tutsa da.. Bluebirdde yazdıklarım her zaman bir şekilde veranktona aktı, orada kapalı tuttuğum şey kalmadı.. Hele ki geçen ay sanırım her şeyi temizledim, sanki o zaman içime doğmuş bu düşüncelere gireceğim ya da zaten bilinçaltından düşünmeye başlamışım..

      Şöyle bir durum var ki bluebirdü açtığımda ben okuyucuyla iletişimde olmak istemiştim, o yüzden de "sessiz kalmak yok" kuralı getirdim, ondan sonra orada da insanların hikayeleri alıp alıp okuyup sessiz kalmaya devam ettiler, veranktondan farkı kalmayınca da bir sonraki hikaye için yorum gönderin dedim, öyle bir anlaşma kurduk ve o halen devam ediyor..

      Ben muhtemelen hepinizden uzun süredir yazıyor ve internette hikaye okuyorum, yoruma dair bakış açım hiçbir zaman değişmedi. Yorumu ben hep eğitimli ve kişilikli insanın bir uzantısı olarak gördüm.. Yorumdan kastım da hiçbir zaman sayfa sayfa yazılar yazılması olmadı, ben hep ne düşünüyorsanız onu söyleyin dedim.. Kimi zaman "kendini biraz daha iyi anlat" demişliğim oldu ama bir süre sonra insanların "kendilerinin" o kadar kelimede kaldıkları ihtimalini göz önüne aldığımda onu da dememeye başladım.. Okudukça okudukça kelime haznelerinin ve kendilerini anlatma yeteneklerinin gelişeceğini düşündüm, ki gelişti.. Yıllar içinde gözlerimin önünde iki kelime edemeyen çocuklar sayfalarca kendi düşüncelerini anlatabilen yetişkinlere döndüler, bunun oluşumunu izledim..

      Yapım gereği birisi benimle anlaştığında o anlaşmaya uymasını bekleyen bir insanım.. Veranktonda kimseden bir şey istiyor değilim ama bluebirdün kapısına koyduğum yazıda yazanları istiyordum evet.. Ama dediğim gibi, saf değildim, birçok kişinin hem orada hem merkezmasa'da sadece bir sonraki defter ya da hikaye için bir şeyler karaladığının farkındaydım, hala da öyleyim.. Farkında değilim veya sırf istediğiniz ya da yazara saygı duydukları için yorum yapıyorlar'a inandığımı sanıyorsanız inanmayın..

      Ben bundan yüksünmedim, çünkü söylediğim gibi, kimseyi zorla topluluklara üye yapmadım.. Ancak bir süre sonra bu beni yormaya başladı, özellikle twitter/facebook açılımlarından sonra insanların gerçek hayatlarını da görüp sonrasında sırf bir hikaye okumak için bir şeyler yazmaya kendilerini zorluyor oluşları *benim* sinirime gitmeye başladı.. Veya tam tersi bütün gün kabak gibi yatarken sonrasında bana gelip "vaktim olmadı" demeleri kendimi aptal gibi hissetmemi sağladı.. Ki ben aptal gibi hissetmeyi sevmem..

      Sonra bir şeyi test etmek istedim, geçen ay oldu bu sanırım, bluebird'e "sherlocklar için yorumu zorunlu kılmıyorum, isteyen yapsın" dedim.. Bluebirdde 200 üye var, 8 kişi aktif olarak okuyor.. Bunu söylediğimde bir anda 30 kişi ortaya çıktı, onlardan da 3 kişi yorumlayınca manzara ispatlanmış olarak belli oldu :))

      Ben artık basit fandomlar yazmıyorum.. Benim yazdığım fandomları okuyan insanlar da muhtemelen artık ingilizce okuyorlar.. O yüzden ne kimsenin bana ihtiyacı var, ne de benim bu yaştan sonra kendimi ispatlamaya.. Zaten kendimi ispatlamışım, ister dalga geçilsin ister bana laf atılsın ister laf sokulsun ortada başka bir Awakencordy yoksa (ki bu ister orijinallerden gelsin ister slashten, isterse de ficlerden) ben kendi kendimi zaten ispatlamışım.. O yüzden "allahım nerede yanlış yaptım" gibi bir duygu içerisinde değilim..

      Ben modern olabilirim ki öyleyim, Verankton'da tıpkı kendi okuduğum yerlerdeki gibi direkt ficleri koyuyor ve "yorum şart" gibi bir şey söylemiyorum, tek söylediğim her güncellemede aşağıdaki tepki kutusunu göstermek, oradan tepki göndermeyen de ben değilim, SİZSİNİZ. İnsan herkesi kendi gibi bilir hesabı hala kırılmamış bir umutla ben nasıl insanlara "this was awesome" kadar basit bir "güzeldi" bırakıyorsam hala, hala ve hala onu bekliyorum, her hafta bekliyorum, her hafta o umut eden kısmım kırılıyor ama kafamdaki mantıklı tarafta öyle bir bekleyiş yok, kabul etti.. Bunun ayıbı bende değil.. Ama o ayrı bir konu..

      Yorum/tepki/ünlem almamanın benim yazım kalitemle alakalı olmadığı konusunda kendi kendimi ikna etmem zamanında oldukça zor oldu ama bir şekilde başardım.. Ben en harika fikri yazıp da koysam bir şey değişmiyor..

      Bugün oturup üç topluluğu da (bluebird, merkezmasa, synanpercha) kapatmayı düşünmemin sebebi bu.. Kimi kandırıyorum ki hesabı, ben onları hiçbir limit olmadan koysam okuyup geçecekler ve bir şey bırakmayacaklarsa, neden böyle bir sahteliğe daha fazla katlanıyorum düşüncesi.. Yasal hakkını korumak istediğim şeyi zaten koruyorum, emin olmazsam da yayınlamam ve kendime saklarım, olur biter hesabı..

      Yine de kafamda bir gün birilerinin bu mantık, eğitim, duygu seviyesine ulaşarak bana bir şeyler bırakmak isteyebileceği gibi bir düşünce var, oturup "sitelerin formatını mı değiştirsem, bir şeyler mi yapsam, tuş mu koysam link mi bassam" diye düşünüyorum ama onları yapsam da (ki muhtemelen yaparım, kafama girdi mi yapmadan rahat edemiyorum) bir işe yaramayacağının farkındayım.. Çoğunuz belki 3-4 senedir fic okuyor, ben neredeyse 15 senedir bu işin içindeyim.. Bu konuda istesem tez yazacak kadar çok deney yaptım ama sonuç hiç değişmedi, ki o sonuç benden değil, okuyucudandı..

      Bazen neden bu kadar çabaladığımı düşünüyorum, sonra o mektuplar aklıma geliyor, dayanmaya devam ediyorum :)

    20. Dilek

      Sizce neden gay/lezbiyen insanlara tepki duyuluyo? Bi erkek ve erkekle, kadınla erkek arasında sadece kimseyi ilgilendirmeyen belin altında farklılıklar var ama özellikle bizim ülkede bu konu açılmıyo bile

      Tamamen alışkanlık. Çocukken etrafımızda gay insan görmüş olsak ve onları kabul etmiş bir topluluk içinde yaşasak umrumuzda olmazdı. Ama yıllar yılı insanların dinleri yanlış yorumlaması ve kadın erkek ilişkisinin tamamen doğurganlığa dayalı olması gerektiği gibi angut bir anlayış yüzünden bugün hemcinslerin beraber olması garip karşılanıyor. Halbuki insan insandır lan, bırak kimi seversem seveyim. Türler arası cinsel ilişkiye girersem o zaman gel bana "nabıyon?" diye sor. Hala eşeğiyle sevişen, koyununu züken insanlar var bu memlekette. İnsanlar arası seksi bu kadar sert kalıplara sokarsan adam eşeğini de koyununu da alır işte böyle. Gerizekalılar.

      Kısacası anoncan ben eşcinsellik/biseksüellik/translık konularında "ay ama öyle olmaz kiii" diyen ve bunu bir de abuk subuk savunan insanları saçma ve gereksiz buluyorum. Ben neden garipsemiyorum bilmiyorum, belki de düzgün bir insan olduğumdandır.

Profile Shuffle Grab Widget
friends
smiles
3,000 all-time

awakencordy’s Bio

The girl from Jupiter.

Writer.

merkez-masa.com
trbigbang.merkez-masa.com
twitter.com/awakencordy
twitter.com/merkezmasa
awakencordy.tumblr.com

bluebird: twurl.nl/1ig7t8
405: twurl.nl/5uzhz8
adonis: twurl.nl/ibuhqm

Who made awakencordy smile

  • Dilek
  • nevereasy
  • Yasemin
  • Nazli T.
  • Cansu
  • Levent
  • Buşra
  • John Watson
  • Glenien
See all »

Who awakencordy responded to

  • Dilek
  • Cansu
  • Buşra
  • Nazli T.
  • Yasemin
  • Rab'ia Jane
  • Glenien
  • Formspring
  • Levent
See all »

Who awakencordy is following

  • Hal Sparks
  • Vitae
  • Ayçin
  • Berna
  • Dilek
  • misirlikedi
  • Cansu
  • Ebru
  • Selin
See all »

Who is following awakencordy

  • CatlakHobbit
  • Sezin Sayin
  • vousetje
  • tuğçe
  • iamfromeverywhere
  • Jelyberski
  • Not
  • littleprettyreckles
  • Güray Eren
See all »