whatta?

RSS Feed
    1. M. Serdar Kuzuloğlu

      apple hayranı olduğunuz çok açık. apple'ın her şeyi dava etmesini nasıl buluyorsunuz? "siyah çerçeveli dikdörtgen camlı telefonlar" benimdir demesi saçma değil mi?

      Apple hayranı mı?

      Parasını verip 'satın aldığım' şeylere hayran olmam ben.

      Kullanırım en fazla.

    2. murat

      yaho gogleyi kıskanıyomu?

      Senin yanyana iki o harfini kıskandığın kadar değil.

    3. A. Murat Eren

      evrim devam eden bir süreç olduğuna göre, en azından felsefi olarak, yeteri kadar zaman içinde başka akıllı canlılar da ortaya çıkacak desek doğru söylemiş olur muyuz?

      Bu tip soruların, bu şekilde ortaya çıkmasının temelinde iki yanlış anlama var ve bu yanlış anlamaların ilki evrime dair temel, hatalı bir varsayımdan, ikincisi ise insan canlısının antropomorfist (anthropomorphism) bakış açısıdan geliyor bence.

      Evrim ile ilgili yanlış anlama, evrimin aslında bir amacı olduğunu varsaymak. Evrim süreci canlıların zamanla tırmandığı ve 'daha iyiye gittiği' bir merdivenden ziyade, değişen ortam koşullarına en iyi uyum sağlayabilen canlıların nesillerini devam ettirebilmelerini sağlayan biyolojik mekanizmaları tanımlıyor. Bu bağlamda insanın "en iyi evrimleşmiş" canlı olduğunu düşünmek çok yanlış (kendisinin milyonlarcasını çatır çatır öldüren bir canlının, onun bu halinden sorumlu tutulabilecek evrim şöyle dursun, herhangi bir sürecin 'iyi sonuçlarından birisi' olduğunu düşünmek zaten son derece saçma). Dolayısıyla insana ait olan şeylerin de evrimin menkıbesini temsil ettiğini düşünmek doğru değil. Dolayısıyla insanın akıllı olması, kulak memesi gibi, canlının varlığını sürdürebilmesinden gayrısı ile işi olmayan evrim açısından işlevsiz, ve hatta zararlı bir gelişme, yanlış yönde bir kuantum sıçrama olarak görülebilir.

      Ben şahsen insanın üstün bilişsel yeteneklerinin, neslini sürdürebilmesinin önündeki en büyük engellerden birisi olduğunu ve kendi sonunu getireceğini düşünüyorum (süper bakterilerin evrilmesine sebep olan antibiyotikler de, bir enerji aşkı ile nükleerin kapağını açmak, her dereyi barajlarla donatmak, karbon emisyonu ile tüm gezegenin iklimini etkilemek de bizim bilişsel yeteneklerimizin sonuçlarından). Bu yüzden bence katiyen dünyadaki evrim ile iftahar edilmesine vesile olmayı hak eden bir tür değiliz. Hamam böcekleri, protozoalar ya da sıçanlar evrimin gücünü çok daha iyi ortaya koyan canlılar, ve bunun bir ispatı olarak muhtemelen bizden çok daha uzun süre bu gezegen üzerinde olacaklar.

      İkinci yanlış anlama ise doğayı antropomorfist bir bakış açısı ile değerlendirirken insanın tek akıllı canlı olduğunu varsaymak ile ilgili. Misal, soruda ortaya atılan söylemin doğruluğunu irdelemeden önce, en azından felsefi olarak, akıllı canlı ne demek, onu açıklamalıyız bence. Akıl nedir? Bir canlının ne zaman akıllı olduğunu söyleyebiliriz? Alet kullanabiliyorsa mı akıllıdır mesela? Tehlikeyi sezip ayağını denk alıyorsa mı akıllıdır? İletişim kurabiliyorsa mı akıllıdır? Bunların hiçbirisini tek yapan canlı insan değil.

      Ama insan tek akıllı canlı olmalı olduğu için, sadece insanın yapabildiği şeyler bir canlıyı akıllı yapıyor olmalı deyip çıkıyoruz işin içinden. Birisi çıkıp "bir canlı bir polinomun integralini alabiliyorsa akılldır" diyebilir. Fakat kendi icat ettiği bir yöntemi kriter kabul edip onu kullanamayanları akılsız ilan etmek son derece aptalca -ve ironik bir biçimde epey insanca- değil mi? Antropomorfist bakış açısının bizi ittiği saçma köşe burası işte. Merhaba.

      Doğaya ve evrime bu gözlükleri çıkarıp baktığımız zaman bu tür sorular anlamını epey yitiriyor. Hem bunun da ötesinde, bizim tanımladığımız şekli ile akıllılığın matah bir şey olduğunu düşünüyor olsak bile, bunun evrimsel açıdan matah bir sonuç olduğunu düşünmemiz doğru değil. Bu nedenle "yeteri kadar zaman içinde başka akıllı canlılar da ortaya çıkacak" demek, doğru ya da yanlışlığından ziyade, abes.

    4. nülü
    5. delininbiri

      Haci Manita vermiyor bi el at napak?

      ben tutucam sen sikecek misin? napayım yani töbe töbe

    6. siminya
      siminya responded to HseyinUzun 8 Sep 11

      bence daha fazla laçka olmadan formspring olayından kurtul..senin nazarında tüm gevşemiş bayanlara sesleniyorum,gurur yapmayı bırak,hadi kızım hadi..desem _?

      şu senin profilinden yorum..

      "profil fotondaki kız seni sempatik gösteriyor bana..ve sen değilsin sanırsam _? yine de seni görmek daha güzel olurdu belki de..düşün bunu bıdık.:)"...

      laçka ve gevşek olarak suçladığın kızları görmek için "düşün bunu bıdık ...:)" gibi puşt yorumları yapan birinden daha gevşek olmamıza imkan yok.
      kızları formspringin kötü yollarından kurtarmak için gönderilen bir kahraman için çapsız, inandırıcı gelmeyen bir profile sahipsin, insanın laçkalıktan sıyrılmak istemeyesi geliyor.
      ayıca o cümlende ki "senin nazarında" kalıbını yanlış kullanmışsın "senin nezdinde" olacak o. nazarında dersen yazdığın laçkalıklar benim fikrimmiş gibi, benim bakış açımdan yazmışın gibi olur ki yok öyle bir şey.
      bunları bile ben öğreteceksem senle çok işimiz var..desem?

    7. delininbiri

      sevgilinin ereksiyon problemi olduğunu öğrensen ne yaparsın?

      problemin üstüne giderim

    8. Milky Way

      palyaçoları sever misin

      yarrak var yer misin?

    9. delininbiri

      ekonomimizin geleceği hakkında ne düşünüyorsun, iyi yönetiliyor mu, kriz riski görüyormusun

      iyi yönetildiğini düşünüyorum ben. büyüme iyi gidiyor, siyasi risk yok, tek başına iktidar devam. bence tek tehdit cari açık şu an. ama kurlarda cari açık baskısı olsa da finansman tarafında bir sıkıntı görünmüyor. bunun yanında merkez bankası yerinde önlemler alıyor. dün olağanüstü toplantıda alınan kararlarla kurdaki yükselmeye müdahale edildi. döviz satım ihalelerine başlandı, yabancı parada zorunlu karşılık oranları düşürüldü. gayet yerinde ve beklenen müdahaleler bunlar. yanıbaşımızdaki AB ülkelerinde kısa vadede bitmesi imkansız görünen kamu mali krizi varken büyüyen bir ekonomiye sahip olmamız, sıcak para ve yabancı sermaye girişinin devam etmesi, ihracat ve turizm gelirlerinin artması kurdaki baskıyı frenliyor. bu da önemli bir artı. (şunca zamandır fsde verdiğim en ciddi cevap da bu oldu sanırım)

    10. A. Murat Eren

      nasıl bir öğrenciydiniz?

      Çok kötü bir öğrenci idim.

      Misal, her sene YÖK protesto edilirdi. Cahilliğim had safhada olduğu için tam olarak neyin protesto edildiğini dahi bilmezdim. Uzaktan izlerdim öyle. TV'lerde öğrencilerin dayak yediklerini görmeme rağmen kafam dönen haksızlığın boyutlarına basmazdı bir türlü. Şimdi biliyorum YÖK'ün ne olduğunu, ve zavallı ülkem akademisini ne hale koyduğunu fakat zamanında "neden" diye sormadım bir kez olsun kendime.

      Lisede Kürt sınıf arkadaşlarım vardı. Her Milli Güvenlik dersinde nasıl inceden aşağılandıklarını, derse giren öğretmenin sınıftaki üç-beş öğrenci ile "tartışma" süsü verdiği monologlarında nasıl da bu insanların geldikleri toprakları her fırsatta inceden karaladığını, nasıl da sınıfın geri kalanının beynini yıkadığını hatırlıyorum. Kalkıp bir kez olsun "eğer insanları aşağılayacaksan siktir git bu sınıftan, ırkçı köpek" demedim kendisine. Çok yanlış bir şeyler döndüğünü fark etmeme rağmen benim için koyun gibi dinlemenin alternatifi sıraya bir şeyler karalamak idi. Onların o derslerdeki sıkıntıları şimdi geliyor gözümün önüne. Onlar da muhtemelen sıralara bir şeyler karalıyorlardı. Çok utanıyorum.

      Üniverdsitedeyken türbanlı kızların içeri alınmadığını görürdüm. 10 kişi, 20 kişi bekleşirlerdi kenarda. Mevzunun tam olarak ne olduğunu idrak edemezdim bir türlü. "Oh olsun" demezdim, samimiyetle üzülürdüm içimden hallerine. Fakat tam bir konformist olarak yetiştirildiğimden olacak, "onlar da çıkarıverseler ne olur sanki" diye düşünür, bir türlü anlayamazdım. Şimdi yanlarından geçip üniversiteye girerkenki halim geliyor aklıma. Çok utanıyorum. Keşke yüzüme tükürselermiş ben yanlarından geçerken. "Utan, bu gün utan" deselermiş.

      Lisedeyken, üniversitedeyken "varlığım Türk varlığına armağan olsun" diye okul bahçelerini inleten ufaklıkların yanından geçerken hatırlıyorum kendimi. Kazık kadar adam olmama rağmen nasıl da bir kez olsun kimsenin bu çocuklara varlıkları ile ne yapacaklarını dikte edemeyeceğini düşünemeyişim geliyor aklıma. Oysa o çocuklardan birisi de bendim zamanında. Fakir ve küçük okulların andımız okunurken güldü diye tokat yiyen gillerinden gelmeme rağmen, şimdi güya bir üniversite öğrencisi olarak halkın en aydın kesimini temsil etmeme rağmen hep yürüyüp geçtim yanlarından. Bir kez olsun geçmedi aklımdan bu militarist işkenceye karşı çıkmak. Kendi çocukluğum esnasında yaşadıklarımı görmezden gelen öğrenci abilerden olmuştum ben öğrenciyken. Bu yüzden de utanıyorum.

      Din derslerine giren ve Alevi/Yahudi düşmanlarını, üniversitede sınıf basıp "bunlar bölücü" diye öğrencileri sivil polislere tartaklatan tarih öğretmenlerini, lisede öğrencileri sırf "ters ters baktı" diye eşek sudan gelinceye kadar döven müdür yardımcılarını, saçı uzun diye bir tutamı makasla kesilen, eteği kısa diye milletin önünde madara edilen, eşcinsel oldukları için fişlenip tartaklanan öğrencileri hatırlıyorum. Ben ya sıraya bir şeyler karalıyor ya da kafam önde geçip gidiyordum bunlar etrafımda yaşanırken. Bu yüzden de çok utanıyorum.

      Yukarıdaki yanlışların hiçbirisine ses çıkarmadım. Tam istendiğim gibiydim. "Sistemin öğrencisi" olarak tek kötü yanım "notlarım" idi. Notlarım yüzünden zaten her yerde kötü olan akademinin iyice posasına denk geldim; çok da iyi oldu, ve bundan ötürü gurur duyuyorum. Çünkü bu vesileyle YÖK'ün acizliği yüzünden üniversite kadrolarını dolduranların akademide sebep olduğu çürümeye şahit olup, tüm hayatını bir üniversiteye girmek için çabalayarak geçiren gençlerin üniversitelerde kendilerini bekleyen eğitim kalitesinin içine gizlenmiş olan adaletsizliğin tadına birinci elden bakma fırsatı yakaladım. Fakat buna bile sesimi ancak mezun olduktan, üstünden yıllar geçtikten sonra çıkarabildim (http://j.mp/cME4uR, http://j.mp/e8wRR0).

      Örneğin bu gün üniversiteye giriş sınavında yaşana skandalla ilgili olarak ÖSYM'yi ve siyasilerin yaşanan gelişmeler karşısındaki tutumunu protesto etmek için bir avuç insan çıkıyor sokağa. İşte ben de öğrenci iken o sokağa çıkmayan milyonlardan birisi idim. İnsanın aklı biraz geriden geliyor.

      Neredeyse bütün öğrencilik hayatım halkın vergileri ile finanse edildi. Fakat öğrenciliğimin hiçbir aşamasında devletin öngördüğü kalıpları kırıp halkın ihtiyacı olan aydın olamadım.

      Velhasılı, çok kötü, rezil bir öğrenci idim. Hiçbir şeye "Hayır!" demedim.

    11. Ozgur Demir
      gguru responded to benodegilim 13 Apr 11

      kedi mi köpek mi?

      ne icin? pirzolasi mi?

    12. onur

      0nurA's responses are protected.

    13. M. Serdar Kuzuloğlu

      bu video ve altında ki yorumlar hakkında ne düşünüyorsun ? neden bu kadar küfürbaz bizim insanlarımız ? http://www.youtube.com/watch?v=to4SkhulF7E&feature=related

      Küfür sözcüklere hükmedemeyen insanların sığınağı. Dille dövemeyince böyle am, göt, yarak olayına dönüyor mesele.

      Öte yandan ben aynen futbol maçları gibi bazılarının Youtube'a küfür etmek için girdiğini düşünüyorum.

      Bir rahatlama metodu belki de AMK.

    14. M. Serdar Kuzuloğlu

      Herhangi birine mention atıyorum o da tekrar cevap veriyor fakat sonra bakıyorum ki ortada ne cevap kalmış ne bişe. Mentionlar silinmiş insan neden attığı mentionları siler ki. Siz ne düşünüyorsunuz onu öğrenmek istedim.

      O konuyu http://mserdark.com/podcast/sezyum-ile-acimasiz-dil-darbeleri adresindeki podcast bölümünde Sezyum ile tartışmıştık. Bazıları Twitter'da ilgilendiği hesapları normalde olması gerektiği gibi takip ederek değil de doğrudan profil adresini yazarak izliyor.

      Örneğin benim için: http://twitter.com/#!/mserdark

      Dolayısıyla insanlarda sürekli o akış sadece benim doğrudan yazdıklarımdan olsun gibi bir yaklaşım var.

      Hani araba satın alıp üç beş ay koltuk poşetlerini sökmeden kullanan insanlar vardır ya, o hesap.

      İnsanoğlu çeşit çeşit.

    15. Ozgur Demir
      gguru responded to husonet 6 Apr 11

      json çıktım bu format doğrumudur? {"kullanici_adi":"husonet","sifre":"sifre"}

      hayir (:

      Ornek call request ve response veriyorum, oradan cikarirsiniz.

      REQUEST:

      http://xxx.xx.xx.xx/data.php?action=isLoggedIn&callback=transId0&limit=50&sortField=null&offset=0&sortDir=NONE

      Not: Burada callback, limit, sortField, offset ve sortDir parametrelerini GXT kendisi otomatik olarak koyar.

      RESPONSE:

      transId0({"isLoggedIn":[{"loggedIn":"true", "username":"ozgur", "userid":"607"}]});


      Bu isleme ait Model su sekilde:

      ModelType type = new ModelType();
      type.setRoot("isLoggedIn");
      type.addField("successful");
      type.addField("error");
      type.addField("loggedIn");
      type.addField("username");
      type.addField("userid");


      Not: Model'de setRoot diye tanimlanan degiskenin, response icerisindeki JSON dokumaninda yerine dikkat edin.

      Bu ornek tek bir row'a iliskin birden cok degisken dondugu durumda soyle birsey olmaliydi.

      ModelType type = new ModelType();
      type.setRoot("users");
      type.addField("successful");
      type.addField("error");
      type.addField("username");
      type.addField("fullname");
      type.addField("age");


      http://xxx.xx.xx.xx/data.php?action=getUsers&callback=transId1&limit=50&sortField=null&offset=0&sortDir=NONE


      transId1({"getUsers":[{"username":"selami", "fullname":"selami sahin", "age":"1500"}, {"username":"mahmut", "fullname":"mahmut tuncer", "age":"2500"}]});



      Ozetlemek gerekirse, JSON dokumaninizda bir root ve onun altinda da array olacak.

      "root":[{...}] seklinde. Birden fazla row varsa tabii ki "root":[{...}, {...}]

      bu JSON dokumanini GXT'nin otomatik olarak ekledigi callback degiskeni ile wrap etmeniz lazim. PHP tarafinda $_REQUEST['callback'] ile ulasabilirsiniz.


      callback({"root":[{...}, {...}]);


      nihai formul.

    16. Gizem Arslan
      askmebeybi responded to XveyaZ 5 Apr 11

      Nihat Doğan hakkında ne düşünüyorsunuz?

      Çocuğum olsa, ekmek vermem.

    17. Ozgur Demir
      gguru responded to SonmeZZers 2 Apr 11

      Rölativite teorisiyle ilgili akademik bi kaynak önerebilebilir misin?

      Einstein diye bi adam var, onun "General Theory of Relativity" adinda bir makalesi var, is gorur sanki

    18. Ozgur Demir

      kulak temizliğinde ne kullanıyosun? kulak temizleme çubukları zararlıymış diyorlar.

      vidanjor cagiriyorum

    19. Ozlem

      siktir git lan sen de.

    20. Ozlem

      Balıklar toplu halde niye ölürler.

      toplu değiller bence iri kemikliler.

friends
smiles
18 all-time

Sets Turan’s Bio

[Inconvinium Everything]

Who made Sets Turan smile

  • M. Serdar Kuzuloğlu
  • A. Murat Eren
  • murat
  • Milky Way
  • Gizem Arslan
  • Ozlem
  • Giray Ozil
  • Cigdem Ozkan
  • hari
See all »

Who Sets Turan responded to

  • solaren
  • Aysın
  • erhanBLC
  • oxo
  • Tansu USLU
  • Haki
  • mahmuttemur
  • sezaiyldrm
  • ilker turan
See all »

Who Sets Turan is following

  • eda
  • Giray Ozil
  • ufuk
  • Evren Elif Kuyu
  • Tanaydin
  • Birge Elif
  • Berk Ulsoy
  • Ceren
  • Guney Can Gokoglu
See all »

Who is following Sets Turan

  • fu
  • Profesyonel Öğrenci
  • enver salih yaylacı
  • Pozitif Tercih
  • irem k.
  • Zafer YILMAZ
  • Cihan KALOĞLU
  • Başak Sarıca
  • bayveroli
See all »