-
-
Eğlenilecek şehirlerim pek çok: Londra, İstanbul ve San Francisco diyebilirim. Son derece renkli, 24 saat yaşayan, her zaman her şeyi bulabildiğin, farklı kültürlerin ve yaşam biçimlerinin bir şekilde yan yana olduğu, eğlenceli kentler buralar.
Evlenilecek şehirden anladığım, insana huzur veren, orada yaşlanmayı özleyebileceğim kentler. Bu tanıma sanırım Floransa, Cape Town, Carmel (Monterey) gibi şehirler uyuyor. Hatta illaki "şehir" diye tutturmamak lazım, evlenmek için "kasaba irisi" pek çok huzur duyabileceğimiz yerler var. İnsan hele bir niyetlensin, Gökçeada gibi muhteşem bir yerle bile evlenebilir :) -
Kötü bir öğrenciydim.
Kötülüğü kendinden menkul bir öğrencilikti benimki. Sürekli merak eden, merak ettikleri için bol bol okuyan, hayaller kuran, harçlığını çizgiromanlara harcayan, kurallara sürekli karşı gelen, huzursuz bir öğrenciydim.
Sivri dilliydim. Ermeni soykırımı olsun, Kürt sorunu olsun, 12 Eylül askeri darbesi olsun, 80'lerin sonu/90'ların başında bugünkünden yüzlerce kat daha büyük birer tabu olan konular hakkında okulda öğretmenlerle çatır çatır tartışır; sınıfta yarı-politik fotokopi dergi çıkartır ve sonra onları satardım!
Okul hayatım boyunca bırakın takdirnameyi, tek bir teşekkür belgesi bile al(a)madım. Aksine, çerçevelenmiş dört ayrı uzaklaştırma kağıdı, arada sırada muzipçe dil çıkarır bana çalışma odamın duvarından.
Bir tartışma sırasında sınıftan öğretmen kovmuşluğum bile vardı. "Çık dışarı!" diye bağırdığım İtalyan öğretmen, kitabını alıp, sessizce sınıfı terk etmişti.
İtalyan Lisesi yıllığında keçi sakalıyla yer almış bir öğrenciyim. Gerisini siz düşünün artık:)...
Öte yandan, İtalyan Lisesi hayatımı değiştirmiştir. Bunları olabilmemi sağlayan müthiş bir müsamahayı ve özgürlükçü ortamı sunduğu için... :) -
Farklı şekillerde bana 10 kereden fazla sorulmuş bu soruyu, nihayet 11 ay sonra cevaplandırayım:
Özgürlükİçin ile yollarımı ayırmadım. Pardus proje yönetimiyle yollarımız ayrıldı. Bunun olası nedenlerine girmeyi, profesyonel açıdan açıkçası doğru bulmuyorum. Projenin geldiği nokta da ortada, bu dakikadan sonra konuşmanın anlamı da yok...
Özgürlükİçin'e katkılarım çeşitli şekillerde hâlâ devam ediyor. Özgürlükİçin'i bugün sürdüren ekip bence muhteşem işlere, hatta bazılarını bizim beceremediğimiz güzelliklere imza attılar. Özgürlükİçin'i sevmeye devam ediyoruz :). -
Can not buy as alone, but certainly can pay first installments :)
-
Bazen ne oluyor biliyor musun? Bazen öyle anlar oluyor ki; kedilere, terk edilme hikayelerine, liseden arkadaşın olup da 15 yıl sonra karşılaştığın arkadaşlara, eski aşklara duyulan türden hoş görme ve kabullenme halini beni o sırada dinlemeyen insana karşı hissetmeye başlıyorum
"Belki de dinlememek bir emniyet sübabıdır" diyorum, çünkü bazen söylenenlere kişisel kırgınlıkların ve geçmiş hayal kırıklıklarının sızdığını biliyorum. Buna hiç gerek yok halbuki.
Bazen dinliyor gibi yapmanın bile karşı tarafı rahatlattığı durumlar oluyor. Karşındaki sana onun yüreğini bir mengene sıkan ama aslında bir fındık kabuğunu bile doldurmayacak sıkıntısını anlatıyor olabilir. Bu durumlara bu oyuna gönüllü olarak katılıyorum, Bazen anlatan, bazense dinleyen taraf olarak...
Duymak ama dinlememek. Kimi zaman hayatı daha çekilir hale getiren bir emniyet sübabıdır. :) -
”Seversin, kavuşamazsın, aşk olur…" - Aşık Veysel
-
Sanırım İtalyan Lisesi'nde hazırlık sınıfında yani ilk okulun hemen sonrasında, sıra arkadaşım Eylem Yaylalı'nın zoruyla aldığım "Wham"'in albümüydü. Açıkçası Wham'i hiçbir zaman sev/e)medim ve Careless Whisper'ı her duyduğumda o aldığım ilk gri-mavi kaset gelir aklıma...
-
Sanırım kişisel bilgisayarlar ve İnternet.
-
Bir sürü dergi var.
Wallpaper en sevdiğim dergilerden biri. Piyasadaki neredeyse tüm mimarlık ve dekorasyon yayınlarını da (XXI, Maison Française, Marie Claire Maison, Artı Mekan, Tasarım ilk aklıma gelenler) izliyorum.
Haber/Politik yayınlardaysa İtalyan basınından Limes ve Espresso'yu sürekli bir şekilde takip ediyorum. Fransızcam yetersiz kalsa da, Le Nouvel Observateur'ün hastasıyım. Bir diğer aşkım olan Le Monde Diplomatique'in de Fransızca olması, çok hazindir.
Yerli politik yayın olarak 2000'li ortalarına başlarına değin Express/PostXpress'i izlerdim. Uzun bir süredir son derece sığ bir yayına dönüştüklerinden mütevellit, peşlerini bırakmış durumdayım.
Daha çok Özlem sayesinde her hafta eve giren mizah dergilerini de bir kenara not düşelim elbet :)... -
Sanırım genetik. Işıngör ailesinin erkeklerinde var bu. Ailenin erkekleri yaşlanınca saçları dökülmüyor, beyazlaşıyor.
Kızlar sabredin, 10 yıla kalmadan her yerimdeki kıllar ağaracak, "dadından yenmez" bir herif olacam... -
E-postaları önemsiyorum ve bana bir şey soranların yüzde 90'ına kısa dahi olsa bir cevap yazıyorum.
Her gün 300-400 adet RSS ve e-posta okuyan birisiyim ve bu trafiğe bazen yetişmek zor olabiliyor. Artistanbul içinde son derece akıllı ve "iş bitirici" çalışanlarımız var, bazen Gizem ya da İrem'den birilerine cevap ya da açıklayıcı e-posta yazmalarını rica edebiliyorum :). -
I think he was Gianni Cianchi. My Italian & Latin professor at Italian College (Liceo Scientifico di Istanbul). When I was 16, he opened me the doors of Italian Renaissance, Boccaccio, Petrarca, Giotto and philosophy.
I always wished to find him and to thank for his efforts... -
Benim sevdiğim şarkıları radyolar pek çalmaz :) ama şu an içimden mırıldandığım şarkıyı söyleyeyim:
Adriano Celentano - Il tempo se ne va
http://www.youtube.com/watch?v=wmmKcQ5ZsUk -
Beni en çok üzen/yoran şey, sağlık durumlarım oldu.
Son zamanlarda beni en mutlu eden şeyse, şirketimdeki olumlu gelişmeler ve olası bir kriz durumundan büyüyerek çıkmasıydı. Yakında duyarsınız gelişmeleri :) -
Bazı bazı... Ama sonra geçiyor.
-
Bir kere daha cevaplamıştım ama olsun.
Vespa alacaklara, eğer şehir içinde kullanacaklarsa, bütçelerinde fazla açılmamalarını, LX serisinde kalmalarını öneririm. LX Touring'in görünümü özellikle güzel.
Bu arada, 30 yıl aradan sonra Vespa PX'ler yeniden üretilmeye başlanıyor. 2011'de onlara da bakmak lazım :).
Kalbimde yatan aslana gelince, elbette GT ya da tam adıyla söylemek gerekirse GranTurismo.. Ve elbette vintage serileri..
-






